Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı arasında 04/11/2003 tarihinde uzun dönem kira sözleşmesi akdedilerek, bu sözleşme çerçevesinde ... plakalı araçların davalıya kiralandığını, davalının Mart 2009 tarihinden sonraki kira borçlarını ödemediğini, kira alacağı için düzenlenen faturalara da itiraz edilmediğini ,müvekkili şirket tarafından Beyoğlu 46. Noterliğinden çekilen 12/06/2009 tarihli ihtarnameye cevaben gönderilen Üsküdar 5. Noterliği'nin 22/06/2009 tarihli ihtarnamesi ile borcun 18.741,68 TL sinin kabul edilip, Haziran ayında ödeneceğinin belirtilmiş olmasına rağmen hiçbir ödeme yapılmadığını, bu nedenle takip tarihine kadar oluşan 76.470,02 TL tutarındaki alacağın tahsili için İstanbul 2. İcra Müd. ... Esas sayılı...
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2014/229 Esas KARAR NO: 2018/323 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ: 05/01/2010 KARAR TARİHİ: 28/03/2018 Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı arasında 04/11/2003 tarihinde uzun dönem kira sözleşmesi akdedilerek, bu sözleşme çerçevesinde ... plakalı araçların davalıya kiralandığını, davalının Mart 2009 tarihinden sonraki kira borçlarını ödemediğini, kira alacağı için düzenlenen faturalara da itiraz edilmediğini ,müvekkili şirket tarafından Beyoğlu 46. Noterliğinden çekilen 12/06/2009 tarihli ihtarnameye cevaben gönderilen Üsküdar 5. Noterliği'nin 22/06/2009 tarihli ihtarnamesi ile borcun 18.741,68 TL sinin kabul edilip, Haziran ayında ödeneceğinin belirtilmiş olmasına rağmen hiçbir ödeme yapılmadığını, bu nedenle takip tarihine kadar oluşan 76.470,02 TL tutarındaki alacağın tahsili için İstanbul 2. İcra Müd. ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının ise haksız ve kötüniyetli olarak takibe itiraz ettiğini, zira 03/09/2009 tarihinde 15.000 TL, 09/09/2009 tarihinde de 38.943,71 TL ödeme yaptığını, bu şekilde takipten sonra borcun bir kısmı ödenmiş olmakla takibe itirazın haksız olduğunu ileri sürerek davalının borca itirazının iptali ile icra takibinin devamına, alacağın %40ından az olmamak üzere icra-inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili firmanın kira sözleşmesinden kaynaklanan cari hesap borcu için 03/09/2009 ve 09/09/2009 tarihlerinde banka havalesi ile toplam 38.943,71 TL ödeme yaptığını, ödemeye rağmen başlatılan icra takibinin kötü niyetli olduğunu, bu nedenle takibe itiraz edildiğini, davacı tarafından gönderilen mutabakat yazısında toplam borç miktarının 34.127,69 TL olarak kabul edildiğini, dolayısıyla müvekkilinin yaptığı ödemelerle borcu kapatmış olduğunu, öteyandan icra takibinde asıl alacak dışında talep edilen işlemiş faiz ve vade farkının dayanağının da bulunmadığını, zira sözleşmede yer alan vade farkı hükmünün temerrüd faizi anlamını taşıdığını, dava konusu alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra-inkar tazminatı istenemeyeceğini savunarak davanın reddi ile davalının % 40 oranında kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir. Mahkememizden verilen 12/12/2012 tarih, 2014/229 Esas, 2018/323 karar sayılı karar ile " Davanın kısmen kabulü ile 203,83 TL'nin davalıdan tahsili için icra takibinin devamına, takdiren %40 oranı üzerinden hesaplanan 81 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, reddedilen kısım yönünden davacının kötüniyetli olarak takip yaptığı anlaşılamadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine," ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi nedeni ile, Yargıtay 6.Hukuk Dairesi'nin 05/03/2014 tarih ve 2013/8731 E. 2014/2478 K. sayılı ...