Davacı vekili tarafından açılan Alacak davasının Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesi ile; müvekkili ile davalı arasında Erzurum da dersane işletmeciliği hususunda adi ortaklık kurulduğunu, ancak davalı tarafların birlikte kurmuş oldukları dersanedeki müvekkile ait hissesini müvekkiline vermediklerini, ayrıca dersanedeki demirbaşların müvekkili tarafından alınmasına rağmen bunların bedelinin de davalı tarafından müvekkiline ödenmediğini, müvekkilinin adi ortaklık gereğince mahrum kaldığı kazanç kaybı ile birlikte demirbaşlara ilişkin bedelin faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini, davanın kabulüne karar verilerek, bilirkişi raporu doğrultusunda müvekkilinin adi ortaklık gereğince mahrum kalmış olduğu kazanç ile birlikte demirbaşlara ilişkin bedelin faizi ile birlikte...
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/646 Esas KARAR NO : 2018/1153
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/07/2018 KARAR TARİHİ : 06/12/2018 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/12/2018 Davacı vekili tarafından açılan Alacak davasının Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesi ile; müvekkili ile davalı arasında Erzurum da dersane işletmeciliği hususunda adi ortaklık kurulduğunu, ancak davalı tarafların birlikte kurmuş oldukları dersanedeki müvekkile ait hissesini müvekkiline vermediklerini, ayrıca dersanedeki demirbaşların müvekkili tarafından alınmasına rağmen bunların bedelinin de davalı tarafından müvekkiline ödenmediğini, müvekkilinin adi ortaklık gereğince mahrum kaldığı kazanç kaybı ile birlikte demirbaşlara ilişkin bedelin faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini, davanın kabulüne karar verilerek, bilirkişi raporu doğrultusunda müvekkilinin adi ortaklık gereğince mahrum kalmış olduğu kazanç ile birlikte demirbaşlara ilişkin bedelin faizi ile birlikte davalıdan alınarak taraflarına verilmesini, dava konusu yer hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin mahkememize vermiş olduğu cevap dilekçesi ile; aradaki hukuki ilişkinin adi ortaklık ilişkisi olmadığını, çünkü davanın tarafları arasında adi ortaklık sözleşmesi, kar-zarar durumu, irade beyanlarının uyuşması vb.adi ortaklığı oluşturan unsurların mevcut olmadığını, bunlara ilişkin delilin de gösterilmediğini, bu nedenle görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olmadığını, Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu, görevsizlik kararı verilmesini talep etmiştir. Yapılan yargılama sonucu dosya mahkememizce kül olarak değerlendirildiğinde; dava adi ortaklıktan kaynaklanan kazanç kaybı ve demirbaşlara ilişkin bedelin tahsili davası olup, Hangi davaların ticari dava olduğu 6102 sayılı TTK'nun 4.maddesinde sayılmıştır. Bundan başka, özel kanunlarda bazı davalara ve işlere asliye ticaret mahkemesinde bakılacağı düzenlenmiştir (TTK.m.5). Bu hükümlerde sayılan ticari davalar mutlak ve nisbi ticari dava olmak üzere ikiye ayrılır. 6102 sayılı TTK'nun 4.maddesi gereğince, bir davanın ticari dava olabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğmuş bulunması veya anılan yasa maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan olması gerekir. Adi ortaklık sözleşmesi; iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir (TBK.m.620/1). Diğer bir anlatımla, adi ortaklık; birbirini tanıyan, birbirlerinin kabiliyet ve şahsiyetlerine güvenen, eşit ve aynı durumda olan gerçek veya tüzelkişilerin, müşterek amacın gerçekleştirilmesini sağlayacak vasıtaları (sermaye paylarını veya emeklerini) ortaklığa getirme konusunda karşılıklı ve uygun...