Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili beyanlarında, davacının davalıya ait iş yerinde alçı, tadilat, tamir işleri yaptığını, işi tam ve eksiksiz biçimde teslim ettiğini, faturayı da karşı tarafa gönderdiğini ancak davalının faturayı ihtar ekinde iade ettiğini, bunun üzerine Bursa 4.İcra Dairesinin 2015/... esas sayılı dosyası ile takibe başlandığını, davalının takibe haksız biçimde itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmektedir. Davalı taraf davaya cevap vermemiştir. Yukarıda özetlenen dava sebebiyle mahkememizde yapılan yargılama sonucunda 10.07.2017 gün ve 2016/1580 esas 2017/791 karar sayılı ilamla davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve takibin asıl...
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2019/910 KARAR NO : 2020/489
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : ...... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 14/12/2016 KARAR TARİHİ : 14/09/2020 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili beyanlarında, davacının davalıya ait iş yerinde alçı, tadilat, tamir işleri yaptığını, işi tam ve eksiksiz biçimde teslim ettiğini, faturayı da karşı tarafa gönderdiğini ancak davalının faturayı ihtar ekinde iade ettiğini, bunun üzerine Bursa 4.İcra Dairesinin 2015/... esas sayılı dosyası ile takibe başlandığını, davalının takibe haksız biçimde itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmektedir. Davalı taraf davaya cevap vermemiştir. Yukarıda özetlenen dava sebebiyle mahkememizde yapılan yargılama sonucunda 10.07.2017 gün ve 2016/1580 esas 2017/791 karar sayılı ilamla davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve takibin asıl alacak üzerinden devamı uygun görülmüştür. Bu karara karşı davalı taraf istinaf yoluna başvurmuş ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesinin 31.10.2019 gün ve 2018/396 E. 2019/1319 K. sayılı ilamıyla mahkememizin kararı kaldırılmıştır. İstinaf Mahkemesi kaldırma kararında Yargıtayın yerleşik içtihatları gereğince, faturanın onu teslim alan muhatabı borç altına sokabilmesi için her şeyden evvel borç doğurucu bir hukuki ilişkinin mevcudiyeti ve faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Süresi içerisinde itiraz edilmeyen faturanın, konusu olan malın teslim edildiği, iş veya hizmetin yapılmış olduğunun kabulü anlamına gelmez. Bu durumda taraflar arasında eser sözleşmesi yapıldığının ve alacağın ispat yükü davacı tarafta olup, davacı faturada yazılı malları davalıya teslim ettiğini kanıtlamak durumundadır. Somut olayda; taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmasa da sözlü eser sözleşmesi ilişkisinin kurulduğu konusunda bir ihtilâf yoktur. Taraflar arasında sözleşme ilişkisi sabit olup, sözleşme inkar edilmemiştir. Davalının icra dosyasındaki borca itirazı, teslimi de kapsadığından yapılan işin, imalat ve bedel belirlenmesinin tanık ve tüm delillerle ispatı mümkündür. Sözleşme ilişkisinin kurulduğu yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 481. maddesinde; -Eserin bedeli önceden belirlenmemiş veya yaklaşık olarak belirlenmişse bedel, yapıldığı yer ve zamanda eserin değerine ve yüklenicinin giderine bakılarak belirlenir- düzenlemesine yer verilmiştir. Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmayıp, iş bedeli konusunda taraflar da anlaşmamışlarsa, iş bedelinin, yasanın sözü edilen bu hükmü uyarınca, yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiç fiyatlarına göre belirlenmesi gerekmektedir. Bu sebeple, taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığından ve işin bedeli önceden kara...