Mahkememizde görülmekte olan Hakem Kararının İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... şirketi tarafından teminat altına alındığını, müvekkil ...'e ait ................. plakalı aracın 12.07.2016 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucu hasara uğraması üzerine davalıya ihbarda bulunulduğunu ve eksper incelemesi yapıldığını, davalı ... şirketinin hasarın tazmin edilmesine ilişkin başvuruyu reddetmesi üzerine yaklaşık 16.213,60 TL tutarındaki hasar müvekkil tarafından karşılandığını, ardından 23.09.2016 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulduğunu, heyetin ........ sayılı dosya üzerinde gerçekleştirdiği yargılama sırasında 29/11/2016 tarihli bilirkişi raporu tanzim edilmiş olduğunu, raporda kaza ile hasarın uyumlu olduğunu, davacının talebinin kabulünün gerektiği ifade edildiğini, itiraz...
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/765 Esas KARAR NO : 2018/307 DAVA : Hakem Kararının İptali DAVA TARİHİ : 14/07/2017 KARAR TARİHİ : 05/04/2018 Mahkememizde görülmekte olan Hakem Kararının İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... şirketi tarafından teminat altına alındığını, müvekkil ...'e ait ................. plakalı aracın 12.07.2016 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucu hasara uğraması üzerine davalıya ihbarda bulunulduğunu ve eksper incelemesi yapıldığını, davalı ... şirketinin hasarın tazmin edilmesine ilişkin başvuruyu reddetmesi üzerine yaklaşık 16.213,60 TL tutarındaki hasar müvekkil tarafından karşılandığını, ardından 23.09.2016 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulduğunu, heyetin ........ sayılı dosya üzerinde gerçekleştirdiği yargılama sırasında 29/11/2016 tarihli bilirkişi raporu tanzim edilmiş olduğunu, raporda kaza ile hasarın uyumlu olduğunu, davacının talebinin kabulünün gerektiği ifade edildiğini, itiraz üzerine düzenlenen 16/01/2017 tarihli bilirkişi raporunda ise bu kez kaza ile hasarın uyumlu olmadığından söz edildiğini, müvekkilinin 16/01/2017 tarihli bilirkişi raporuna itiraz edilerek, iki rapor arasında çelişki olduğu ve dolayısıyla üçüncü bir bilirkişi raporu alınması gerektiği beyan edilmişse de heyet müvekkilinin talebini dikkate almayarak ikinci sigorta şirketi lehine olan ikinci bilirkişi raporu doğrultusunda talebinin reddine karar verildiğini, hakem heyetinin usule ve yasalara aykırı bu karararı karşısında Hukuk Muhakemeleri Kanunun 439. maddesi uyarınca bir aylık süre içerisinde duruşma talepli olarak kararın iptaline yönelik işbu davanın açılması zorunluluğu hasıl olduğunu, tüm bu sebeplerle Mahkemeniz nezdinde işbu davanın açıldığını belirterek davalı hakem heyeti kararının iptali ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kesin tahkim kararlarına karşı iptal davası açılamayacağını belirterek davanın reddini yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini savunmuştur. Dava; Hukuki niteliği itibariyle hakem heyeti kararının iptali davasıdır. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; hakem heyeti kararının iptali davası olup mahkememizce yapılan yargılama esnasında kanun yolları incelemesinde İcra ve İflâs Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunu'nun 28/02/2018 tarihli metninde 7101 sayılı kanunun 60. Maddesiyle değişik hükümleri gereği 6100 sayılı Kanunun 439 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan tahkim yerindeki mahkemede ibaresi tahkim yeri bölge adliye mahkemesinde şeklinde, beşinci fıkrasında yer alan mahkeme ibaresi bölge adliye mahkemesi şeklinde değiştirilmiş olduğundan davacının davasının görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; 1- HMK 439 maddesi gereğince...