Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu 23/10/2017 tarihli Hakem Kurulu Kararında taraflar arasında akdedilen sözleşmenin işçi-işveren niteliğinde bir hizmet sözleşmesi olarak kabulünün mümkün olmadığı sonucuna varıldığını, Hakem Kurulu Kararında taraflar arasında akdedilen sözleşmenin hizmet sözleşmesi olmadığı, olsa dahi hizmet sözleşmesinin cezai şart hükümlerince kabul göreceği yönündeki tespitlerinin kabul edilemeyeceğini, taraflar arasındaki sözleşmenin işçi-işveren ilişkisine dayalı hizmet sözleşmesi olduğunu, hakem kurulu tarafından yapılan yargılama ve 9.3-k maddesine dayanarak müvekkili aleyhine cezai şart tutarının ödenmesi yönünde vermiş olduğu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle Hakem Kurulu...
T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/46 Esas KARAR NO : 2018/438 DAVA : Hakem Kararının İptali DAVA TARİHİ : 16/01/2018 KARAR TARİHİ : 03/05/2018 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu 23/10/2017 tarihli Hakem Kurulu Kararında taraflar arasında akdedilen sözleşmenin işçi-işveren niteliğinde bir hizmet sözleşmesi olarak kabulünün mümkün olmadığı sonucuna varıldığını, Hakem Kurulu Kararında taraflar arasında akdedilen sözleşmenin hizmet sözleşmesi olmadığı, olsa dahi hizmet sözleşmesinin cezai şart hükümlerince kabul göreceği yönündeki tespitlerinin kabul edilemeyeceğini, taraflar arasındaki sözleşmenin işçi-işveren ilişkisine dayalı hizmet sözleşmesi olduğunu, hakem kurulu tarafından yapılan yargılama ve 9.3-k maddesine dayanarak müvekkili aleyhine cezai şart tutarının ödenmesi yönünde vermiş olduğu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle Hakem Kurulu Kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki 15/08/2014 tarihli Danışman Direktör Sözleşmesi'nden doğan uyuşmazlık yine aynı sözleşmenin 13.maddesi gereğince ulusal tahkim yoluyla çözümlendiğini, ulusal tahkime ilişkin usul ve esasların 6100 sayılı HMK 407.maddesi vd düzenlendiğini, tahkim kararlarının mahkemeler tarafından iptalinin HMK 439.maddesinde düzenlendiğini, kararın hukuka aykırı verilmiş olduğu davacı iddiasının mahkeme tarafından incelenemeyeceğini, sözleşmenin hizmet sözleşmesi olmadığı sözleşmenin içeriğinde de açıkça belirtildiğini ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davanın reddini savunmuştur. Davanın; hakem kararının iptali istemine ilişkindir. Davanın açıldıktan sonra yürürlüğe giren 7101 Sayılı Kanunun 55.ve 60.maddelerinde görev yönünden yapılan düzenlemeler dikkate alındığında, anılan 55.madde ile; 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkındaki Kanunun 5.maddesinin 3.fıkrasının (1) nolu bendinde yer alan "İflasın Ertelenmesi" ibaresi ile, (4) nolu bendinde yer alan "İptal Davalarına" ibaresi madde metninden çıkartılmış, (1) nolu bendinde yer alan "Kaynaklanan Davalara" ibaresi "Kaynaklanan iş ve davalara" şeklinde değiştirilmiştir. Yine anılan Kanunun 60.maddesi ile; 6100 sayılı HMK'nun 439.maddesinde yer alan düzenlemede değişikliğe gidilmiş ve 439/1.maddede yer alan "Tahkim Yerindeki Mahkeme" ibaresi, "Tahkim Yeri Bölge Adliye Mahkemesinde" şeklinde değiştirilmiş, ayrıca maddenin 5.fıkrasında yer alan "Mahkeme" ibaresi, "Bölge Adliye Mahkemesi" şeklinde değiştirilmiş ve 7.fıkrasına "(b)" ibaresinden sonra gelmek üzere, "(c)" ibaresi eklenmiştir. Anılan göreve ilişkin bu düzenleme ile Hakem Kararının İptali davalarında görevli mahkeme Bölge Adliye Mahkemesi olarak düzenlenmiştir. Keza bu kararlara karşı da temyi...