Yalçınkaya ve Diğerleri/Türkiye - 25764/09 ve diğerleri. - 1.10.2013tarihli Karar [II. Bölüm] Olaylar- 2008 yılının Temmuz ayında, Cumhuriyet savcısına farklı kişiler tarafından 67 mektup gönderilmiştir. On dokuz başvuran tarafından imzalanmış olan bu mektupların bazılarının son paragrafı “Eğer (birisine yönelik olarak) “sayın” sözcüğünü kullanmak suçsa, ben de “sayın” Abdullah Öcalan diyerek bu suçu işliyorum ve kendimi ihbar ediyorum” şeklindedir. Başvuranlar, terör örgütü liderini övmekle suçlanmışlardır. Başvuranlar, özellikle, ceza mahkemesi önünde, PKK’yı (Kürt İşçi Partisi) ya da PKK’nın faaliyetlerini desteklemediklerini ve bu örgütle bağlarının olmadığını belirtmişlerdir. Başvuranlar “sayın” ifadesini Abdullah Öcalan’a atıfta bulunarak kullandıklarını; Abdullah Öcalan’ın bir insan olduğunu ve kendilerinin de insanlara saygı duyduklarını beyan etmişlerdir. Başvuranlar,...
Yalçınkaya ve Diğerleri/Türkiye - 25764/09 ve diğerleri. - 1.10.2013tarihli Karar [II. Bölüm] Olaylar- 2008 yılının Temmuz ayında, Cumhuriyet savcısına farklı kişiler tarafından 67 mektup gönderilmiştir. On dokuz başvuran tarafından imzalanmış olan bu mektupların bazılarının son paragrafı “Eğer (birisine yönelik olarak) “sayın” sözcüğünü kullanmak suçsa, ben de “sayın” Abdullah Öcalan diyerek bu suçu işliyorum ve kendimi ihbar ediyorum” şeklindedir. Başvuranlar, terör örgütü liderini övmekle suçlanmışlardır. Başvuranlar, özellikle, ceza mahkemesi önünde, PKK’yı (Kürt İşçi Partisi) ya da PKK’nın faaliyetlerini desteklemediklerini ve bu örgütle bağlarının olmadığını belirtmişlerdir. Başvuranlar “sayın” ifadesini Abdullah Öcalan’a atıfta bulunarak kullandıklarını; Abdullah Öcalan’ın bir insan olduğunu ve kendilerinin de insanlara saygı duyduklarını beyan etmişlerdir. Başvuranlar, ayrıca Abdullah Öcalan’a bu şekilde atıfta bulunmanın suç olarak sayılması durumunda, bu yaptıklarından ötürü yargılanmayı ve mahkum edilmeyi de kabul ettiklerini eklemişlerdir. Son olarak başvuranlar, bir suç ya da suçluyu övme düşüncesinde olmadıklarını, ancak “sayın” ifadesinin Abdullah Öcalan’a atıfta bulunarak kullanılmasının ifade özgürlüğüyle bağdaştığını beyan etmişlerdir. Başvuranlar, hapis cezasına mahkum edilmiş olup, bu ceza her biri için yaklaşık 689 avro olan para cezasına çevrilmiştir. Hukuki Değerlendirme – Madde 10: Başvuranların mahkumiyetlerinde, Ceza Kanununun 215. maddesi esas alınmıştır. Cumhuriyet savcısına gönderilen mektuplarda başvuranlar, “sayın” ifadesinin Abdullah Öcalan’a atıfta bulunularak kullanıldığı zaman, suç olarak görülmesini eleştirmişlerdir. Bu nedenle mevcut davanın koşullarında, başvuranlar suçu övme veya suçluya işlediği suçtan dolayı saygı gösterme, suçluyu övme eyleminin cezalandırılmasını öngören söz konusu mevzuat hakkında bilgi sahibidirler. Başvuranlar, söz konusu mektuplarının içeriğini göz önüne alarak, makul bir dereceye kadar ceza kovuşturmasının mümkün olabileceğini öngörmüşlerdir. Söz konusu müdahale dolayısıyla, “yasayla öngörülmüş” ve ulusal güvenlik konusundaki meşru hedef doğrultusunda gerçekleştirilmiştir. Müdahalenin “demokratik bir toplumda gerekli” olup olmadığı konusunda, başvuranların mahkumiyetlerinin temelinde, yalnızca “sayın Abdullah Öcalan” ifadesini kullanmış olmaları, bu kullanımın da mahkemeler tarafından söz konusu kişi ve bu kişinin gerçekleştirdiği terör faaliyetlerine saygı duyma ve bu faaliyetleri savunma göstergesi olarak yorumlandığının bulunduğu görülmektedir. Ancak söz konusu kararlarda belirtildiği gibi, ilgili mektuplarda geçen bölümde, başvuranların hiçbir şekilde Abdullah Öcalan veya PKK tarafından gerçekleştirilmiş eylemleri desteklediklerine ya da bu eylemlerin herhangi birini onayladıklarına dair herhangi bir ifade bulunmamaktadır. Ceza mahkemesi, söz konusu mektupların içeriğinde şiddete ya da teröre teşvik veya terör örgütüne yönelik propaganda olmadığı ...