Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirketin Fesih ve Tasfiyesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin davalı şirketin %10 hissedarı olduklarını, davalı şirketin küçük hisse sahibi olan müvekkillerinin şirket yönetiminde ve kararlarında söz sahibi olmadığı gibi şirketin uzun yıllardır büyük hisseli ortaklar tarafından kötü yönetilerek şirketi zarara soktuklarını, müvekkillerinin şirketin teknik iflas noktasına gelmiş olması zarara uğradıklarını, şirketten bugüne kadar müvekkillerine herhangi bir kar hissesi verilmediği gibi şirketin işleyişi ve mali vaziyeti ile de bir bilgi verilmediğini ve bu konudaki tüm taleplerinin geri çevrildiğini, müvekkillerinin defalarca talep etmelerine rağmen şirket borçları, alacakları, mali durum, çeşitli bankalardan ne miktarda kredi kullanıldığı, şirketin hangi mal varlığının...
T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2015/894 KARAR NO : 2020/273
DAVA : TİCARİ ŞİRKETİN FESİH VE TASFİYESİ DAVA TARİHİ : 14/09/2015 KARAR TARİHİ : 09/07/2020
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirketin Fesih ve Tasfiyesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin davalı şirketin %10 hissedarı olduklarını, davalı şirketin küçük hisse sahibi olan müvekkillerinin şirket yönetiminde ve kararlarında söz sahibi olmadığı gibi şirketin uzun yıllardır büyük hisseli ortaklar tarafından kötü yönetilerek şirketi zarara soktuklarını, müvekkillerinin şirketin teknik iflas noktasına gelmiş olması zarara uğradıklarını, şirketten bugüne kadar müvekkillerine herhangi bir kar hissesi verilmediği gibi şirketin işleyişi ve mali vaziyeti ile de bir bilgi verilmediğini ve bu konudaki tüm taleplerinin geri çevrildiğini, müvekkillerinin defalarca talep etmelerine rağmen şirket borçları, alacakları, mali durum, çeşitli bankalardan ne miktarda kredi kullanıldığı, şirketin hangi mal varlığının teminat olarak verildiği, 6102 sayılı yeni Ticaret Kanunu'nun öngördüğü yasal ve emredici mevzuat değişikliklerinin yerine getirilip getirilmediği konularında kendilerine bilgi verilmediğini, müvekkillerinin mali haklarının ihlal edilmesinin anonim şirketin haklı sebeplerle feshine yol açan sebepler arasında olduğunu, şirketin büyük bir zarar ile karşı karşıya olduğunu, müvekkillerine bugüne kadar kar dağıtılmadığı göz önüne alındığında şirketin devamında basiretli bir şekilde yönetilip yönetilmediği ve zararın karşılanması halinde şirketin iflasının önlenmesinin mümkün olup olmayacağı, müvekkilleri tarafından kayıtların tetkik edilerek bir sonuca varması gerektiğinden son mizanın ve alınan yönetim kurulu kararlarının verilmesi talebini içerir ihtarnamenin de sonuçsuz kaldığını, şirketin son mali durumu ve borç ve alacakları konusunda bilgi ve belgeye sahip olmadıklarının şirketin fesih ve tasfiyesi talebiyle iş bu davayı ikame etmek zorunda kaldıklarının beyan ederek davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, dava sonuna kadar davalı şirkete ait menkuller üzerine tedbir konulmasına, şirket tasfiyesine karar verilinceye kadar şirket yönetiminin bir kayyıma tevdi edilmesine karar verilerek yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirket üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davacı Taraf Davasında: Dava Dilekçesini tekrar ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Davalı Taraf Davaya Cevabında: Davalı vekili mahkememize hitaben verdiği cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin haklı nedenle feshini gerektiren işlem ve eylemlerin 6762 sayılı Kanun döneminde gerçekleştiğinden 6762 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiğini, 6762 sayılı Kanunda, anonim şirketin feshi davası öngörülmediğinden, huzurdaki davanın esasına girilmeden reddi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli...