Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 19/03/2012 tarhli dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 01.02.2007 başlangıç tarihli sözleşmenin tanzim edildiği ve daha sonra ek sözleşmelerin yapıldığını, sözleşme gereği davalı tarafa 5.900,00.-TL katılma bedeli ödendiğini, sözleşmeye aykırı davrandığı taktirde davalının bu bedeli geri ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, bu bedelin 3.566,07.-TL'sini talep ettiklerini, fazlaya ilişkin talep haklarının saklı kaldığını, öte yandan aynı sözleşme uyarınca davalıya iskonto yapıldığı, süresi dolmadan sözleşmeye aykırı davrandığı taktirde davalı tarafça geri ödeyeceği kararlaştırıldığı, davalı sözleşmeyi ihlal ettiğinden sözleşmede kararlaştırılan 50.000,00.-USD cezai şartı da ödemek zorunda olduğunu, bunun şimdilik 2.000,00.-TL'sini talep ettiklerini, davalının itirazlarının...
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2017/1028 Esas KARAR NO : 2018/94
DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 19/03/2012 KARAR TARİHİ : 09/02/2018
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 19/03/2012 tarhli dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 01.02.2007 başlangıç tarihli sözleşmenin tanzim edildiği ve daha sonra ek sözleşmelerin yapıldığını, sözleşme gereği davalı tarafa 5.900,00.-TL katılma bedeli ödendiğini, sözleşmeye aykırı davrandığı taktirde davalının bu bedeli geri ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, bu bedelin 3.566,07.-TL'sini talep ettiklerini, fazlaya ilişkin talep haklarının saklı kaldığını, öte yandan aynı sözleşme uyarınca davalıya iskonto yapıldığı, süresi dolmadan sözleşmeye aykırı davrandığı taktirde davalı tarafça geri ödeyeceği kararlaştırıldığı, davalı sözleşmeyi ihlal ettiğinden sözleşmede kararlaştırılan 50.000,00.-USD cezai şartı da ödemek zorunda olduğunu, bunun şimdilik 2.000,00.-TL'sini talep ettiklerini, davalının itirazlarının haksız olduğunu iddia ile davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili 06/09/2012 tarihli cevap dilekçesinde özetle; 01.02.2007 tarihli sözleşmeyi kabul ettiklerini, bu sözleşme süresinin 02.02.2010 tarihinde son bulduğunu, sözleşmede kendiliğinden yenileneceğine dair bir hüküm olmadığını, bu tarihten sonra da taraflar arasında sözleşme devam etmediğini, müvekkilinin daha sonra işletmeyi devrettiğini ve Kocaeli'ne yerleştiğini, kendisine tebligat yapılan ve müvekkilinin arkadaşı olduğu bildirilen ----'nın kim olduğunu bilmediğini, o tarihte müvekkilinin o yerde çalışmadığı, işyeri arkadaşı da olmasının da mümkün olmadığını iddia ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Yapılan yargılama sonunda mahkememizin 03/06/2014 gün ---- esas --- karar sayılı ilamıyla " Süre dolmuş ve davalı tarafın herhangi bir yükümlülüğü kalmamış olmakla yerinde görülmeyen davanın REDDİNE " karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Yargıtay 19 HD nin 24/03/2015 gün 2014/16601 Esas , 2015/4094 karar sayılı ilamıyla; " Somut olayda davacı, 23.03.2012 tarihli dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalıdan şimdilik 11.611,07-TL cezai şart, katılım payı ve iskonto alacağının tahsiline karar verilmesini talep ederek kısmi dava açmıştır. 6100 sayılı HMK'nın yürürlük tarihinden sonra kısmi dava açılamaz. Zira taraflar arasındaki sözleşmelerde, talep edilen alacakların miktarının tespitine yarar kıstaslar ortaya konmuştur. Bu nedenle alacağın belirlenmesi mümkündür. Bu durumda mahkemece, dava ve usul ekonomisi bakımından HMK.'nun 115/2 maddesi uyarınca davasını tam dava olarak devam ettirmesi ve harcı tamamlatması konusunda davacı vekiline kesin süre verilerek sonucuna göre işlem yapılması gerekirken bu yönler gözetilmeksizin davanın esası hakkında karar verilmesi yerinde görülmemiştir. "gerekçesiyle mahkememiz kararı bozulmuştur. Usul ...