Mahkememizde görülmekte olan Ortaklıktan Çıkma davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA : Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin 1/3 hissedarı olduğunu; aynı zamanda davalı şirketin münferit temsilcilerinden de biri olduğunu; ancak müvekkilinin davalı şirkette ortaklığa devam etmek istemediğini, şirket ortakları arasında husumet ve anlaşmazlıkların doğduğunu; şirket ortaklığının devamının müvekkili yönünden çekilmez hale geldiğini; müvekkili tarafından defalarca şirket ortaklığından çıkmak istediğini diğer ortaklara ifade edilmesine rağmen diğer ortakların buna razı olarak karar almadıklarını, müvekkili yönünden şirketten çıkma hakkının doğmuş bulunduğunu bildirerek müvekkilinin davalı şirketin ortaklığından çıkmasına izin verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı şirkete tebligat yapılmış, ancak davalı şirket duruşmaları takip etmemiş, davaya da cevap...
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2015/1225 Esas KARAR NO : 2018/496
DAVA : Ortaklıktan Çıkma KARAR TARİHİ : 10/05/2018
Mahkememizde görülmekte olan Ortaklıktan Çıkma davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA : Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin 1/3 hissedarı olduğunu; aynı zamanda davalı şirketin münferit temsilcilerinden de biri olduğunu; ancak müvekkilinin davalı şirkette ortaklığa devam etmek istemediğini, şirket ortakları arasında husumet ve anlaşmazlıkların doğduğunu; şirket ortaklığının devamının müvekkili yönünden çekilmez hale geldiğini; müvekkili tarafından defalarca şirket ortaklığından çıkmak istediğini diğer ortaklara ifade edilmesine rağmen diğer ortakların buna razı olarak karar almadıklarını, müvekkili yönünden şirketten çıkma hakkının doğmuş bulunduğunu bildirerek müvekkilinin davalı şirketin ortaklığından çıkmasına izin verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı şirkete tebligat yapılmış, ancak davalı şirket duruşmaları takip etmemiş, davaya da cevap vermemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Dava, TTK'nun 638/1 maddede düzenlenen ortaklıktan çıkma davasıdır. Bu davanın kabulü için şirket ana sözleşmesinde ortaklıktan çıkmanın yasaklanmamış olması gerekli olup; getirtilen şirket ana sözleşmesinde de çıkmayı engelleyici bir hüküm bulunmadığı görülmüştür. Davanın kabulü için diğer gerçekleşmesi gereken şart; davacı ortak yönünden şirketten çıkmayı haklı kılan sebeplerin gerçekleşmesidir. Mahkemece bu konuda davacı tanıkları dinlenmiş olup; dinlenen davacı tanıkları şirketin kar eden bir şirket olduğunu, ancak davacıya şirket karından pay verilmediğini, oysa davacının davalı şirkette fiilen çalıştığını; şirket tarafından davacının zaman zaman il dışına gönderildiğini; bu nedenle davacının şirket dışında bir başka işe girmesinin veya iş kurmasının mümkün olmadığını; davacının hem şirketten gelir elde edemediğini hem de şirketin işlerinden dolayı bir başka işte çalışma imkanı kalmadığından ötürü şirketten çıkmak istediğini ancak 3 ortaklı olan şirkette diğer iki ortağın davacının çıkmasına izin vermediklerini, bu yönde karar almadıklarını; davacının uzun süreden beri şirketten ayrılmak istediğini, ortaklar arasında meydana gelen bu anlaşmazlık nedeniyle davacının şirketten soğuduğunu diğer ortaklarla arasında husumet çıktığını; aynı zamanda akraba olan bu 3 ortak arasında davacı yönünden şirkete devam etmek için şartların ortadan kalktığını, çıkan husumet nedeniyle diğer ortaklarla aynı şirkette ortaklığının devam etmesinin davacı yönünden imkansız hale geldiğini, ortakların bir araya gelmelerinin artık mümkün olmadığını beyan ettikleri görülmüştür. Dinlenen tanık beyanlarına nazaran; davalı şirketin 3 ortaklı bir şirket olduğu; ortaklar arasında, şirket kârının dağıtılmaması ve davacı ortağında fiilen şirketet çalışmak zorunda olması; hal böyle olunca davacı ortağın geçimini temin edememesi sebebiyle anlaşmazlık çıktığı, çıkan bu anlaşmazlığın husumet boyutuna u...