Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Anayasa Mahkemesi/E. 2023/160 · K. 2024/77
Anayasa Mahkemesi

Anayasa Mahkemesinin 14/3/2024 Tarihli ve E: 2023/160, K: 2024/77 Sayılı Kararı

E. 2023/160K. 2024/7718 Nisan 2024
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Karar Özeti

18.4.2024 tarihli Resmi Gazete'de Anayasa Mahkemesinin 14/3/2024 Tarihli ve E: 2023/160, K: 2024/77 Sayılı Kararı yayımlanmıştır.

Karar Metni

“Hukuk yargılamasında alternatif uyuşmazlık çözüzm yolu olarak getirilen arabuluculuk yöntemi, tarafların daha az masraf ve zaman kaybı ile hak ve alacaklarına kavuşmasını, uyuşmazlıkların daha hızlı bir şekilde çözüme kavuşturulmasını amaçlamaktadır. Bu bağlamda, bazı dava türlerinde klasik yargılama usulüne alternatif olarak arabuluculuk usulü kabul edilmiş ve bazı dava türleri için dava açmadan önce başvurulması zorunlu dava şartı olarak ön görülmüştür. Tüketicinin Korunması Hakkında Kanuna, 7251 sayılı Kanunla eklenen 73/A maddesinde arabuluculuk, tüketici mahkemesinde görülen dava türleri için de dava şartı olarak ön görülmüştür. Dolayısıyla arabuluculuk yoluna gidilmeksizin açılan davaların esasa girilmeksizin reddi gerekmektedir. Arabululuculuk işlemlerinde genel hüküm niteliğinde olan 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesinde dava şartı olan arabuluculuğa ilişkin düzenlemeler yer almaktadur. İptal başvurusuna konu edilen hüküm ile, mazereti olmadan arabuluculuk toplantısına katılmayan tarafın, davada haklı çıksa bile yargılama giderinden sorumlu olacağı ve lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği şeklinde bir yaptırım öngörülmektedir. Anayasının 13. ve 36. maddesi yönünden: Anayasa’nın "Hak arama hürriyeti" kenar başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrasında "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir." hükmü yer almaktadır. Bu hükme göre, kişiler hem davacı hem de davalı olarak mahkemeye başvurma ve haklarını bu yolla müdafaa etme hakkına sahiptir. Dolayısıyla mahkemeye erişim hakkı, Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün bir unsurudur. Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru üzerine verdiği çok sayıda kararında "mahkemeye erişim hakkının bir uyuşmazlığı mahkeme önüne taşıyabilmek ve uyuşmazlığın etkili bir şekilde karara bağlanmasını isteyebilmek anlamına geldiğini, kişinin mahkemeye başvurmasını engelleyen veya mahkeme kararını anlamsız hâle getiren, bir başka anlatımla mahkeme kararını önemli ölçüde etkisizleştiren sınırlamaların mahkemeye erişim hakkını ihlal edebileceğini ifade etmiştir" ( Başvuru no: 2019/10854, parag. 23). Kanunkoyucunun mahkemeye erişim hakkı bağlamında, dava açılmasını belli şartlara bağlı kılması doğrudan bu hakka müdahale niteliği taşımaz. Örneğin dava açılırken harç ödenmesi, dava açılmasının belli süreyle sınırlanması veya dava şartı ön görülmesi, yargılama mekanizmasının önemsiz başvurularla oyalanmasını önlemek ve daha nitelikli işlere zaman ayrılmasını sağlamak gibi amaçlar taşımaktadır. Hukuk davalarında arabululucuk uygulaması ve bunun dava şartı olarak öngörülmesi de uyuşmazlıkların mahkeme önüne gitmeden halledilmesi ve yargıda iş yükünün azaltılması gibi meşru bir amaç taşımaktadır. Bununla birlikte bir hakka yönelik müdahalenin anayasaya aykırı olup olmadığı her durumda Anayasa’nın 13. maddesindeki kriterler göz önüne alınarak değerlendirilmelidir. Anayasa'nın 13. m...

Benzer Kararlar

Anayasa Mahkemesi

E. — · K. —

18 Nisan 2024

Anayasa Mahkemesi

E. — · K. —

18 Nisan 2024

Anayasa Mahkemesi

E. 2023/79 · K. 2024/80

18 Nisan 2024

Anayasa Mahkemesi

E. 2023/140 · K. 2024/81

14 Haziran 2024

Anayasa Mahkemesi

E. 2023/140 · K. 2024/81

14 Haziran 2024

Anayasa Mahkemesi

E. 2024/26 · K. 2024/83

18 Nisan 2024