14.6.2024 tarihli Resmi Gazete'de Anayasa Mahkemesinin 14/3/2024 Tarihli ve E: 2023/140, K: 2024/81 Sayılı Kararı yayımlanmıştır.
“31 Mart 2005 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanarak, 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun Kanunîlik ilkesi başlıklı 4. Maddesinin 1 inci fıkrasına göre Hangi fiillerin kabahat oluşturduğu, kanunda açıkça tanımlanabileceği gibi; kanunun kapsam ve koşulları bakımından belirlediği çerçeve hükmün içeriği, idarenin genel ve düzenleyici işlemleriyle de doldurulabilir. Madde metninde, evrensel bir ceza hukuku ilkesi olan ve Türk Ceza Kanunu'nun 2. maddesinde de belirtilen suçta kanunilik ilkesine nazaran, kabahatler açısından daha esnek bir sistem kabul edilmiştir. Anayasanın 2. maddesinde; Türkiye Cumhuriyetinin insan haklarına saygılı bir hukuk devleti olduğu belirtilmiştir. Anayasanın 38. maddesinde; Kimsenin, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamayacağı; kimseye suçu işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemeyeceği ayrıca ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirlerinin ancak kanunla konulabileceği belirtilmiştir. Anayasanın 2. maddesinde yer alan hukuk devletinin temel ilkelerinden biri ''belirlilik''tir. Bu ilkeye göre kanun düzenlemelerinin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir tereddüt ve şüpheye yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olması ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu tedbirler içermesi de gereklidir. Belirlilik ilkesi, hukuki güvenlikle bağlantılı olup birey hangi somut eylem ve olguya hangi hukuki müeyyidenin veya neticenin bağlandığını, bunların idareye hangi müdahale yetkisini doğurduğunu bilmelidir. Birey ancak bu durumda kendine yüklenen yükümlülükleri öngörebilir ve davranışlarını belirler. Hukuk güvenliği, normların öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar. (Anayasa Mahkemesi 26.12.2013 gün ve E.2013/67, K.2013/164) Anayasanın 38. maddesinde yer alan kanunilik ilkesi, ceza hukukunda kişilerin hukuki güvenliğini sağlayan bir mekanizmadır ve kişilerin yasak olan eylemleri önceden bilmelerini sağlama düşüncesine dayanır. Oysa Kabahatler kanunu'nun 4. maddesinin 1. Fıkrasıyla getirilen düzenleme ile, suçta kanunilik ilkesine nazaran, kabahatler açısından daha esnek bir sistem kabul edilmiştir. Bu şekliyle düzenleme yasama organının münhasır yetki alanı içinde bulunan suç ve cezaya ilişkin düzenlemelerin idarece yapılmasına da olanak tanınmaktadır. Yasanın uygulanmasına yönelik olarak uzmanlık ve yönetim tekniğine ilişkin ayrıntıların idarece düzenlenmesi, genelde yasama yetkisinin devri anlamına gelmese de, bu tür düzenlemelere aykırılığı suçun unsuru olarak belirlemek, suçta ve cezada kanunilik ilkesinin öngördüğü güvenceyi sağlamaya yeterli değildir. Belirlilik ilkesi de ihlal edilmektedir. Zira idare dilediği zaman dilediği bir eylemi kabahat haline getirebilmektedir. İdarenin bazı düzenleyici ...