Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Anayasa Mahkemesi/E. 2022/21 · K. 2024/79
Anayasa Mahkemesi

Anayasa Mahkemesinin 14/3/2024 Tarihli ve E: 2022/21, K: 2024/79 Sayılı Kararı

E. 2022/21K. 2024/7914 Haziran 2024
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Karar Özeti

14.6.2024 tarihli Resmi Gazete'de Anayasa Mahkemesinin 14/3/2024 Tarihli ve E: 2022/21, K: 2024/79 Sayılı Kararı yayımlanmıştır.

Karar Metni

“... 1- 7346 sayılı Kanunun 18. maddesiyle18/4/2001 tarihli ve 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanununun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine eklenen (7) numaralı alt bentte yer alan “Kurul tarafından belirlenecek kapsamda” ibaresinin Anayasaya aykırılığı 7346 sayılı Kanun’un 18. Maddesiyle 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanununun 6. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine eklenen (7) numaralı alt bentte lisans ve sertifika sahiplerinin uygulamalarından kaynaklanan tüketici mağduriyetlerinin nasıl tazmin edileceği düzenlenmektedir. Buna göre, tüketicilerin kişisel kusurları haricinde oluşan ve Kurul tarafından belirlenecek kapsamda, lisans ve sertifika sahiplerinin uygulamalarından kaynaklanan tüketici mağduriyetlerinin tazminine ilişkin usul ve esasların Kurul tarafından belirlenmesi öngörülmüştür. Görüldüğü gibi tüketicilerin tazminat haklarının kapsamının belirlenmesi yetkisi, Enerji Piyasası Düzenleme Kuruluna tanınmıştır. Bu hükmün pek çok bakımdan Anayasaya aykırı olduğu açıktır. Öncelikle doğal gaz dağıtımı ile ilgili abonelik sözleşmelerinden kaynaklanan tüketicilerin haklarının kapsamının belirlenmesinde Enerji Piyasası Düzenleme Kuruluna sınırsız bir yetki tanınmaktadır. İhtilaflı kural, bu hakların kapsamının belirlenmesi konusunda hiçbir ilke ve ölçüt içermemekte, söz konusu normatif yetkiyi tamamen kurula bırakmaktadır. Oysa, bir hukuk devletinde yasaların öngörülebilir olması temel bir zorunluluktur. Bu kuralın, belirlilik ve öngörülebilirlik koşullarını taşıdığını ve maddi anlamda bir kanuna delalet ettiğini söylemek mümkün değildir. Gerçekten de; Anayasa’nın 2. maddesinde Cumhuriyetin temel nitelikleri arasında sayılan hukuk devleti ilkesi, yönetimde keyfiliğin karşıtı olarak, hukuka bağlı yönetim anlamına gelmektedir. Hukuk devleti, bütün işlem ve eylemlerinin hukuk kurallarına uygunluğunu başlıca geçerlik koşulu sayan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurmayı amaçlayan ve bunu geliştirerek sürdüren, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, insan haklarına saygı duyarak bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, Anayasa’ya ve hukuk kurallarına bağlılığa özen gösteren, yargı denetimine açık olan, yasaların üstünde yasa koyucunun da uymak zorunda olduğu temel hukuk ilkeleri ile Anayasa’nın bulunduğu bilinci olan devlettir (Anayasa Mahkemesi’nin 02.06.2009 tarihli ve 2004/10 E.; 2009/68 K. sayılı Kararı). Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devletinin temel unsurlarından biri belirliliktir. Bir hukuk devletinde yasaların belirli, erişilebilir ve öngörülebilir olması zorunludur. Öngörülebilirlik, aynı zamanda keyfi uygulamalara ve müdahalelere karşı yasanın yeterli güvenceler içermesini de gerektirir. Belirlilik ilkesi uyarınca yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfî uygulamalarına karşı koruyucu önlem...

Benzer Kararlar

Anayasa Mahkemesi

E. 2022/21 · K. 2024/79

14 Haziran 2024

Anayasa Mahkemesi

E. 2023/79 · K. 2024/80

18 Nisan 2024

Anayasa Mahkemesi

E. — · K. —

18 Nisan 2024

Anayasa Mahkemesi

E. 2023/140 · K. 2024/81

14 Haziran 2024

Anayasa Mahkemesi

E. 2023/140 · K. 2024/81

14 Haziran 2024

Anayasa Mahkemesi

E. 2024/26 · K. 2024/83

18 Nisan 2024