Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA : Davacı vekili, müvekkilinin ihyasını talep ettiği ....'den bir daire satın aldığını; daire bedelinin teminatı içinde taşınmaz üzerine ve şirket lehine ipotek konduğunu; müvekkilinin edimini yerine getirdiğini; dairenin satış bedelini tamamen ödediğini, artık ipoteğin kalkması gerektiğini, bu nedenle ipoteğin terkini için dava açacaklarını ancak söz konusu şirketin 31/07/2013 tarihinde Ticaret Sicilden resen terkin edildiğini öğrendiklerini, bu nedenle tüzel kişiliği kalmayan bu şirket aleyhine dava açılmasının mümkün görülmediğini; şirketin ek tasfiyesine karar verilerek sicile ihyasını talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili; davalı şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun geçici 7. Maddesi gereğince; "münfesih olmasına veya sayılmasına rağmen tasfiye edilmemiş...
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2017/1063 Esas KARAR NO : 2018/433
DAVA : Şirketin İhyası KARAR TARİHİ : 26/04/2018
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA : Davacı vekili, müvekkilinin ihyasını talep ettiği ....'den bir daire satın aldığını; daire bedelinin teminatı içinde taşınmaz üzerine ve şirket lehine ipotek konduğunu; müvekkilinin edimini yerine getirdiğini; dairenin satış bedelini tamamen ödediğini, artık ipoteğin kalkması gerektiğini, bu nedenle ipoteğin terkini için dava açacaklarını ancak söz konusu şirketin 31/07/2013 tarihinde Ticaret Sicilden resen terkin edildiğini öğrendiklerini, bu nedenle tüzel kişiliği kalmayan bu şirket aleyhine dava açılmasının mümkün görülmediğini; şirketin ek tasfiyesine karar verilerek sicile ihyasını talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili; davalı şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun geçici 7. Maddesi gereğince; "münfesih olmasına veya sayılmasına rağmen tasfiye edilmemiş anonim ve limited şirketleri ile kooperatiflerin tasfiyelerine ve ticaret sicil kayıtları silinmesine ilişkin tebliği" hükümleri çerçevesinde usulüne uygun olarak resen terkin edildiğini; şirket tarafından aleyhlerine açılan bir davanın kendilerine bildirilmediğini, davacı ya da üçüncü bir şahıs tarafından da böyle bir bildirimin söz konusu olmadığını, bu nedenle kendilerince şirket aleyhine açılacak bir davanın bilinmesinin mümkün olmadığını, belirtmek suretiyle; müvekkilinin yasal hasım konumunda olduğunu ve resen terkin işleminde de herhangi bir hatalarının bulunmadığını bildirerek aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücreti taktir edilmemesini savunmuştur. İNCELEME VE GEREKÇE : Dava, TTK'nun 643. Maddesinin atfıyla TTK'nun 547. Maddesi gereğince şirketin ihyası ( ek tasfiyesi ) davasıdır. Dosyaya sunulan tapu kaydından, davacının adına kayıtlı olup; ihyası istenen şirket lehine de iptoke mevcuttur. İpoteğin terkini davasında, ihyası istenen şirketin davalı konumunda bulunması gerekip; tüzel kişiliği bulunmayan bu şirket aleyhine mevcut halle dava açılması mümkün değildir; şirketin ihyası gerekir. Davacının bu nedenle iş bu davada hukuki menfaatinin bulunduğu belirlenmiş olup; bu çerçevede yapılan incelemede; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun geçici 7. Maddesinin 2. Fıkrası gereğince "davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflerin bu madde hükümleri uygulanmaz" denmektedir. Bu nedenle, açılacak bir dava içinde şirketin ihyası gerekir. Gelen yazı cevaplarından şirketin son 5 yılda genel kurul toplantısı yapamadığı için ve bu yasal gerekçe ile 30/07/2013'de resen terkin edildiği anlaşılmıştır. Ancak bu şirket aleyhine açılacak dava için sınırlı olmak üzere ek tasfiye istemekte davacının haklı olduğu nazara alınarak talebin kabulüne karar verilmiş; Ancak gelen kayıtlarda davalı şirketin 6102 sayılı TTK'nun geçici 7. Maddesinde tahdidi olarak sayılan sebeple...