Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2016/293 · K. 2018/224
Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2016/293 K. 2018/224

E. 2016/293K. 2018/22420 Şubat 2018
iadeanonim şirketdava ehliyetihak ehliyetiyasal süre
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Mahkememizde görülen alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi ile davalıların yüksek faiz verileceği vaadi ile pek çok kişiden para topladığı, vekil edenin de yatırımcı olarak davalı şirkete 55.584,34-TL yatırdığını, davalılar tarafından yürütülen faaliyetin Kanuna aykırı olması sebebiyle müvekkilinden tahsil edilen paranın iade edilmesi gerektiğini, davalıların izinsiz aracılık faaliyetinde bulunduğunu, müvekkili ile davalı şirketler arasında hukuken geçerli bir ilişki kurulamadığını belirterek davalı şirketlerin mal kaçırma tehlikesi bulunduğundan davalıların malvarlığı üzerine tedbir konulmasına, mevzuata aykırı şekilde kurulan ilişkinin hükümsüzlüğüne karar verilmesine, 55.584,34-TL'nin avans faizi ile birlikte iade edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına...

Karar Metni

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2016/293 Esas KARAR NO : 2018/224 DAVA : Alacak DAVA TARİHİ: 22/03/2016 KARAR TARİHİ: 20/02/2018 Mahkememizde görülen alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi ile davalıların yüksek faiz verileceği vaadi ile pek çok kişiden para topladığı, vekil edenin de yatırımcı olarak davalı şirkete 55.584,34-TL yatırdığını, davalılar tarafından yürütülen faaliyetin Kanuna aykırı olması sebebiyle müvekkilinden tahsil edilen paranın iade edilmesi gerektiğini, davalıların izinsiz aracılık faaliyetinde bulunduğunu, müvekkili ile davalı şirketler arasında hukuken geçerli bir ilişki kurulamadığını belirterek davalı şirketlerin mal kaçırma tehlikesi bulunduğundan davalıların malvarlığı üzerine tedbir konulmasına, mevzuata aykırı şekilde kurulan ilişkinin hükümsüzlüğüne karar verilmesine, 55.584,34-TL'nin avans faizi ile birlikte iade edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava dilekçesi davalı tarafa tebliğ edilememiş, Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davalı şirketlerin adresleri sorulmuş, verilen cevapta davalı şirketlerin 31/07/2013 tarihinde sicilden terkin edildiği bildirilmiştir. Bilindiği üzere medeni haklardan istifade ( hak ) ehliyeti bulunan her tüzel kişi taraf ehliyetine de sahiptir. Tüzel kişiliğin son bulması ile artık eski tüzel kişinin taraf ehliyeti de son bulur. Dava devam ederken tüzel kişiliğin son bulması halinde davaya devam edilmesine imkan yoktur. Taraf ehliyeti kamu düzeni ile ilgili olup hakimin bu hususu resen göz önünde bulundurması zorunludur. Dava ehliyeti, gerçek ve tüzel kişinin kendisinin veya yetkili kılacağı bir temsilci veya vekil aracılığı ile bir davayı takip etme ve usuli işlemlerini yapabilme ehliyetidir. Dava ehliyeti dava şartlarından olup davaya bakan hakim tarafından kendiliğinden göz önünde tutulması gerekir. Anonim şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer. Taraf sıfatının bulunmaması halinde dava, sıfat yokluğundan (husumet yönünden) reddedilecektir. Bu yasal çerçevede somut duruma bakıldığında, eldeki dava 22/03/2016 tarihinde açılmış olup, davalıların davadan çok önce sicilden terkin edilmekle, tüzel kişiliklerinin dolayısı ile davada taraf olarak yer alabilme ehliyetlerinin sona erdiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, davanın açıldığı tarihte davalıların taraf ehliyeti bulunmamakta olup dava şartı sonradan yitirilmeyip davanın başlangıcından beri bulunmamaktadır. Davanın açıldığı tarihte dava şartının bulunmadığı, bir diğer ifade ile dava açılışında var olup da sonradan yitirilen ehliyet söz konusu olmadığından ve davadan çok önce davalılar sicilden terkin edildiğinden davacı yana ihya hususunda süre verilmemiştir. Bu itibarla, dava tarihinden çok önce sicilden terkin edilen ve artık tüzel kişilikleri bulunmayan şirketler aleyhine dava açılan davad...

Benzer Kararlar

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2016/423 · K. 2018/21

9 Ocak 2018

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2016/209 · K. 2018/187

14 Şubat 2018

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2016/355 · K. 2018/218

20 Şubat 2018

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2016/185 · K. 2018/229

14 Mart 2018

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2016/254 · K. 2018/92

19 Şubat 2018

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2016/411 · K. 2018/277

5 Mart 2018