Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Dava dışı -------------davalı borçludan olan kredi alacakları banka ile müvekkili şirket arasında imzalanmış olan temlik sözleşmesi gereğince müvekkilinin -------- Devir ve Temlik Edildiğini, Kredi Borçlusu davalı--------- kredilerini geri ödememesi üzerine şirket aleyhine rehin takibine geçilmek istendiğini, borçlunun adına kayıtlı ve müvekkili şirkete rehinli olan -------- araç tasfiyeye dâhil edilmediğini, bu sebeple--------- ihyasını talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde; TTK'nın 32 ve Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 34. maddesi çerçevesinde işlem yapıldığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirketin tasfiye memurunda olduğunu, vadesi gelmeyen borçlarda ihtilaflı veya şarta bağlı borçların notere tevdii...
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2018/437 Esas KARAR NO: 2019/725 DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 25/12/2018 KARAR TARİHİ : 16/10/2019 Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Dava dışı -------------davalı borçludan olan kredi alacakları banka ile müvekkili şirket arasında imzalanmış olan temlik sözleşmesi gereğince müvekkilinin -------- Devir ve Temlik Edildiğini, Kredi Borçlusu davalı--------- kredilerini geri ödememesi üzerine şirket aleyhine rehin takibine geçilmek istendiğini, borçlunun adına kayıtlı ve müvekkili şirkete rehinli olan -------- araç tasfiyeye dâhil edilmediğini, bu sebeple--------- ihyasını talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde; TTK'nın 32 ve Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 34. maddesi çerçevesinde işlem yapıldığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirketin tasfiye memurunda olduğunu, vadesi gelmeyen borçlarda ihtilaflı veya şarta bağlı borçların notere tevdii ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerektiğini,bu yapılmadan,şirketin tasfiye süreci sonuçlandırılıp, bakiyeler, mevcut pay sahiplerine dağıtılmış ve şirket kaydı sicilden terkin edilmiş ise; terkin işleminin iptali ile şirket tüzel kişiliği ihya olunarak tasfiye sürecine yeniden geçileceğini, tasfiye memurunun iddia edilen eksik işlemlerini, müvekkilinin tespit etmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu sebeple yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını belirterek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun geçici 7. maddesi gereğince ----------- gayri faal olması sebebiyle re'sen terkin edilen şirketin faal olduğunun tespiti ile ihyası istemidir. ---------- günlü cevabi yazısıyla ihyası talep edilen şirketin münfesih olmasına veya sayılmasına rağmen 6102 Sayılı TTK'nun geçici 7. maddesi gereğince müdürlükleri tarafından kendilerine yapılan ihtar ve --------- yapılan ilana rağmen süresi içerisinde bildirimde bulunmayan şirketin --------- tarihinde re'sen terkin edildiği ve ticaret sicilinden silindiği bildirilmiştir. İstanbul Anadolu 19. İcra Müdürlüğünün ------havale tarihli yetki belgesiyle, --------- sayılı icra takip dosyası üzerinden sicilden re'sen terkinine karar verilen borçlu şirketin borçlu olduğu hakkında bir icra takibi olduğu, icra takibinin derdest olduğu, taraf teşkili sağlanması açısından davacı tarafa şirketin ihyası davası açmak üzere yetki ve süre verilmiş olduğu anlaşılmıştır. Uyap üzerinden yapılan sorgulamada, ---------- plaka sayılı aracın ihyası talep edilen şirkete ait olduğu anlaşılmıştır. 6102 Sayılı TTK'nın 26/06/2012 tarih ve 6335 sayılı yasanın 38. maddesi ile değişik 7. maddesinde bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 2 yıl içinde kanunda yazılı halleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatifle...