Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı şirkette %12,5 oranında pay sahibi olduğunu ve şirket kuruluşunda esas sözleşme ile (3) yıllığına yönetim kurulu üyesi olarak seçildiğini; şirketin kuruluşundan bir süre sonra 2016 yılının Şubat-Mart ayı döneminde yönetim kurulu başkanı ve bir kısım üyelerin haklı bir sebep olmaksızın davacıyı şirkette istemediklerini defalarca belirterek şirkete gelmemesini ve hatta ortaklıktan ayrılmasını istediklerini; Mart 2016 tarihinden sonra davacının hiçbir yönetim kurulu toplantısına dahil edilmediğini ve çağrılmadığından şirketin işleyişi ile ilgili bilgi sahibi olmadığını; davacının cep telefonuna 27/02/2017 tarihinde sadece toplantı saati ve yerinin bildirilerek gündeme ilişkin hiçbir...
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ -K A R A R- ESAS NO : 2017/651 Esas KARAR NO : 2018/599
DAVA : Genel Kurul Kararının İptali DAVA TARİHİ : 07/06/2017 KARAR TARİHİ : 23/05/2018
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı şirkette %12,5 oranında pay sahibi olduğunu ve şirket kuruluşunda esas sözleşme ile (3) yıllığına yönetim kurulu üyesi olarak seçildiğini; şirketin kuruluşundan bir süre sonra 2016 yılının Şubat-Mart ayı döneminde yönetim kurulu başkanı ve bir kısım üyelerin haklı bir sebep olmaksızın davacıyı şirkette istemediklerini defalarca belirterek şirkete gelmemesini ve hatta ortaklıktan ayrılmasını istediklerini; Mart 2016 tarihinden sonra davacının hiçbir yönetim kurulu toplantısına dahil edilmediğini ve çağrılmadığından şirketin işleyişi ile ilgili bilgi sahibi olmadığını; davacının cep telefonuna 27/02/2017 tarihinde sadece toplantı saati ve yerinin bildirilerek gündeme ilişkin hiçbir bilgi vermeksizin toplantıya çağrıldığını; davacının toplantıya ilişkin gönderilen iadeli taahhütlü mektubun ise 28/02/2017 tarihinde tebliğ edildiğini; 08/03/2017 tarihli genel kurulun (5) nolu kararının şirket esas sözleşmesine aykırılık sebebi ile iptalinin de gerektiğini; bu nedenlerle, davalı şirketin 08/03/2017 tarihli genel kurulu ve bu genel kurulda alınan tüm kararların yoklukla malul olduğunun tespitine; işbu talep kabul görmediği takdirde 08/03/2017 tarihli genel kurul toplantısında alınan (5) nolu kararın iptaline ve icrasının geri bırakılmasına karar verilmesini; talep ve dava etmiştir. Davalı vekilince verilen davaya cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin 15/02/2017 tarihli yönetim kurulu kararı ve 08/03/2017 tarihli dava konusu genel kurulun geçerli olduğunu; davalı şirketin finansal tablolarının müzakeresinin ertelendiği genel kurulda yönetim kurulunun seçiminin hukuka uygun bulunduğu; 08/03/2017 tarihli genel kurulun (5) nolu ara kararının da ana sözleşmeye aykırı bulunmadığını; ayrıca, davalı şirketin genel kurul toplantı çağrısının da usulüne uygun olduğundan haksız davanın reddine karar verilmesini; talep etmiştir. Dava; davalı şirketin 08/03/2017 tarihinde yapılan genel kurulunun ve alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespitine, bu talep kabul görmediği takdirde 08/03/2017 tarihli genel kurul toplantısında alınan (5) nolu kararın iptaline, karar verilmesi istemine; ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sırasında, taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişiler Doç. Dr..............tarafından müştereken düzenlenen 06/04/2018 tarihli rapora göre; davacı şirketin, yönetim kurulu üyesinin toplantıya çağrılmadan alınan dava konusu 15/02/2017 tarihli yönetim kurulu kararının kanunda öngörülen nisaba uygun şekilde alınması sebebiyle geçerli ...