E. 2018/15 K. 2018/200
Kısa Önizleme
ÖnizlemeMahkememizde görülmekte bulunan Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesini duruşmada tekrarla; davacıya ait "----" markasının tanınmış marka olduğunu, davalının "---" ibaresini kullanmakta olduğunu, bu durumun davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini ve aynı zamanda haksız rekabet de oluşturduğunu, davacıya ait "---" markası ile davalının kullanımına konu "---" ibaresinin ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, davacıya ait "---" ibaresinde "---" harflerinin --- Grubunu temsil etmekte olup lacivert yuvarlaklar üzerine beyaz harflerle yazıldığını, davalının da "----" ibaresindeki "---" harflerini kullandığını, davalının faaliyetlerinin elektronik perakendeciliği alanında olduğunu, bu bakımdan ibareler arasında karıştırma ihtimali bulunduğunu, davalı kullanımının müvekkiline ait tanınmış...
Karar Metni
T.C. İstanbul Anadolu FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2018/15 KARAR NO : 2018/200
DAVA : Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli) DAVA TARİHİ : 07/07/2014 KARAR TARİHİ : 05/06/2018
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesini duruşmada tekrarla; davacıya ait "----" markasının tanınmış marka olduğunu, davalının "---" ibaresini kullanmakta olduğunu, bu durumun davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini ve aynı zamanda haksız rekabet de oluşturduğunu, davacıya ait "---" markası ile davalının kullanımına konu "---" ibaresinin ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, davacıya ait "---" ibaresinde "---" harflerinin --- Grubunu temsil etmekte olup lacivert yuvarlaklar üzerine beyaz harflerle yazıldığını, davalının da "----" ibaresindeki "---" harflerini kullandığını, davalının faaliyetlerinin elektronik perakendeciliği alanında olduğunu, bu bakımdan ibareler arasında karıştırma ihtimali bulunduğunu, davalı kullanımının müvekkiline ait tanınmış "---" markasının itibarından haksız yararlandığını ve müvekkilinin markasının itibarını zedelediğini belirterek marka hakkına tecavüzün durdurulması ve men'i haksız rekabetin sona erdirilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı adına çıkarılan meşruhatlı davetiyenin 23.07.2014 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen cevap dilekçesi sunmayıp, 08.12.2014 tarihli beyan dilekçesinde; "---" ibareli iş yeri ismini nikahlı eşinin isminin baş harflerinden esinlenerek oluşturduğunu, davacının çektiği ihtardan sonra iş yeri isminin ve tabelasının değiştirildiğini ve iş yeri isminin "---" olarak değiştirildiğini, daha sonrasında iş yerinin tamamen kapattığını, "---" ibaresinin özel ismi olmayıp birçok firmaca kullanıldığını, eşinin isminin baş harflerini kullanılmasının benzetme amacı taşımadığını belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir D E L İ L L E R V E G E R E K Ç E / Dava davacının markasına tecavüzün tespiti davasıdır. Celp olunan TPE kayıtları, bilirkişi raporu ve ticaret sicil kayıtları ile tüm dosya kapsamından; Mahkememizin 03.12.2015 tarihli --- Esas ve --- Karar sayılı kararı tesis edilmiştir. Mahkememizin bu kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 23.10.2017 tarihli 2016/3242 Esas ve 2017/5606 Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur. Bozma gerekçesi de; "Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, meni ve refi ile haksız rekabetin meni istemine ilişkindir. Mahkemece, davalının markasal kullanımının dava açıldıktan sonra son bulduğu, davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmişse de; marka kullanımına dava tarihinden sonra son verildiği kabul edildiğine göre, davacının işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu gözetilerek, marka hakkına tecavüzün tespitine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir." şeklinde belirtilmiştir. Mahkememizce us...