Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2018/745 · K. 2019/113
Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2018/745 K. 2019/113

E. 2018/745K. 2019/11312 Şubat 2019
menfi tespitgörevli mahkemehaksız fiiltespit davasıicra takibiborçlu olunmadığının tespitibaşvurunun reddimaaş haczi
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket müvekkil hakkında .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasıyla alacak takibi yaptığını, müvekkil tebligattan bihaber olup süresinde itiraz etmediğini, müvekkil bu icra takibini öğrendikten sonra, sözlü olarak alacaklı şirkete kendisinin kimlik bilgilerinden sahte kimlik üretilerek sahte imza atılarak işlem yapıldığını ve sahte kimlik kullanımı nedeniyle gerçek borçlunun ... olduğunu beyan ettiğini ve daha sonra bu borç dosyasından hakkında herhangi bir işlem yapılmadığını, sonrasına takipten 3,5 yıl sonra çalıştığı işyerine davalı şirket tarafından maaş hacziyle ilgili tebligat yapılınca davalı şirketin müvekkilin beyanlarını dikkate almayarak alacak talebini devam ettirdiğini farkettiğini, müvekkil davalı şirkete herhangi bir...

Karar Metni

T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2018/745 KARAR NO : 2019/113 DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 07/08/2018 KARAR TARİHİ : 12/02/2019

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket müvekkil hakkında .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasıyla alacak takibi yaptığını, müvekkil tebligattan bihaber olup süresinde itiraz etmediğini, müvekkil bu icra takibini öğrendikten sonra, sözlü olarak alacaklı şirkete kendisinin kimlik bilgilerinden sahte kimlik üretilerek sahte imza atılarak işlem yapıldığını ve sahte kimlik kullanımı nedeniyle gerçek borçlunun ... olduğunu beyan ettiğini ve daha sonra bu borç dosyasından hakkında herhangi bir işlem yapılmadığını, sonrasına takipten 3,5 yıl sonra çalıştığı işyerine davalı şirket tarafından maaş hacziyle ilgili tebligat yapılınca davalı şirketin müvekkilin beyanlarını dikkate almayarak alacak talebini devam ettirdiğini farkettiğini, müvekkil davalı şirkete herhangi bir borcu olmadığını, bu şirketle herhangi bir sözleşme ve senet imzalamadığını, müvekkilin davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine, yargılama harç ve giderlerinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı takibe dayanak sözleşmelerde bulunan imzanın kendisine ait olmadığına dayanarak borçlu olmadığının tespitini talep ettiğini, açılan davanın reddine karar verilmesini, görevsizlik kararı verilerek dosyanın İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini, davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava; ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası sebebiyle borçlu olunmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davasıdır. Tüm dosya kapsamı ve toplanılan delillerin bir bütün olarak incelenmesi sonucunda; Davacı tarafça; davacının talebi ve imzası olmaksızın, sahte kimlik üretilerek ve sahte imza atılarak borçlandırıldığından bahisle eldeki menfi tespit talepli davanın açıldığı, somut olaydaki uyuşmazlığı doğuran asıl hukuki ilişkinin haksız fiilden kaynaklandığı, bu sebeple taraflar arasında sözleşme ilişkisinin varlığından söz edilemeyeceğinden taraflar arasında 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı yasanın 2.maddesi gereğince "Tüketici işlemi " ve 3-h maddesi kapsamında "Hukuki işlem" olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle taraflar arasında 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı yasadan kaynaklı bir uyuşmazlık bulunmadığı, ayrıca taraflar arasındaki uyuşmazlık TTK'nın 4. maddesinde belirtilen mutlak ticari davalardan olmadığı gibi, aynı maddede dayanağını bulan nisbi ticari dava niteliğinde de olmadığı, davacı tarafın tacir sıfatının bulunmadığı ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili hukuk davası niteliğinde bulunmadığı da açıktır. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın...

Atıf Yapılan Mevzuat

AkıllıKanun

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 20

Görevsizlik veya yetkisizlik kararı üzerine yapılacak işlemler

Benzer Kararlar

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2018/370 · K. 2019/746

11 Temmuz 2019

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2018/116 · K. 2019/713

24 Eylül 2019

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2018/786 · K. 2019/161

26 Şubat 2019

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2018/754 · K. 2021/1070

23 Aralık 2021

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2018/368 · K. 2019/1069

25 Ekim 2019

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2018/253 · K. 2019/727

12 Kasım 2019