Davacı vekili tarafından açılan menfi tespit davasının Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın müvekkili aleyhine 19/06/2012 tarihli faturaya dayalı icra takibi başlattığını, müvekkilinin davalı tarafa böyle bir borcununun bulunmadığını, müvekkiline takip dosyasından gönderilen ödeme emrinin muhtara tebliğ edilmesi nedeniyle takipten geç haberdar olduklarını ve takibe süresinde itiraz edemediklerini, bu durumda takibin kesinleştiğini ve haciz işlemi uygulandığını, müvekkili ile davalı yan arasında ticari ilişki bulunduğunu, davalı yan tarafından müvekkilinin şirketinden almış olduğu kumaşlar karşılığında 19/06/2012 tarihli 34.998,62-TL bedelli fatura düzenlendiğini, dava konusu faturanın davalıya ödendiğini, bu faturadan dolayı davacının bir borcu bulunmadığını belirterek,...
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2016/529 Esas KARAR NO : 2018/903
DAVA : Menfi Tespit (Alım Satım) DAVA TARİHİ : 07/06/2016 KARAR TARİHİ : 25/09/2018 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/10/2018 Davacı vekili tarafından açılan menfi tespit davasının Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın müvekkili aleyhine 19/06/2012 tarihli faturaya dayalı icra takibi başlattığını, müvekkilinin davalı tarafa böyle bir borcununun bulunmadığını, müvekkiline takip dosyasından gönderilen ödeme emrinin muhtara tebliğ edilmesi nedeniyle takipten geç haberdar olduklarını ve takibe süresinde itiraz edemediklerini, bu durumda takibin kesinleştiğini ve haciz işlemi uygulandığını, müvekkili ile davalı yan arasında ticari ilişki bulunduğunu, davalı yan tarafından müvekkilinin şirketinden almış olduğu kumaşlar karşılığında 19/06/2012 tarihli 34.998,62-TL bedelli fatura düzenlendiğini, dava konusu faturanın davalıya ödendiğini, bu faturadan dolayı davacının bir borcu bulunmadığını belirterek, müvekkilinin mağduriyetinin önlenmesini teminen icra dosyasının dava sonuna kadar durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkilinin icra dosyasından dolayı ödeme sebebiyle borcunun olmadığının tespiti ile takibin iptaline davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından icra dosyasından gönderilen ödeme emrine süresi içinde itiraz etmediğini, hakkında başlatılan icra takibinin kesinleştiğini, davalının müvekkile cari hesaptan kaynaklanan farklı borçları bulunduğunu, davacı tarafından yapılan ödemelerin cari hesaptan düşüldüğünü, davacının müvekkiline takip talebinde belirtilen miktarda fatura borcunun bulunduğunu belirterek davacının haksız ve mesnetsiz tedbir ve tazminat taleplerinin ve davanın reddine, kötü niyetli davacı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla tazminata karar verilmesini talep etmiştir. Yapılan yargılama sonucu dosya Mahkememizce kül olarak değerlendirildiğinde; dosya kül halinde bilirkişiye verilmiş, bilirkişi 30/05/2017 tarihli raporunda davacıya ait 2012 ve 2013 yıllarına ait yevmiye ve defteri kebir defterlerinin açılış berat onaylarının yasal süresinde olmasına rağmen envanter defterlerinin ibraz edilmemesi nedeniyle davacı yana ait ticari defterlerin kendi lehine delil olma vasfına sahip olmadığı, takdiri delil sayılabileceği kanaatine varıldığını, davalı tarafa ait 2012 yılı ticari defterinin açılış tasdiklerinin yasal süresinde olduğu, davalı yana ait ticari defterin usulüne uygun olarak tutulduğunu ve kendi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu kanaatine varıldığını, davacı tarafın incelenen ticari defterlerinde davalı yan ile olan hesap hareketlerinin 320.01062 cari hesap kodunda takip etmekte olduğu, davalı yandan aldığı faturayı bu hesabın alacağına, davalı yana yapılan ...