Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2016/529 · K. 2018/903
Bölge Adliye MahkemesiBakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2016/529 K. 2018/903

E. 2016/529K. 2018/90325 Eylül 2018
bilirkişi raporuicra takibimenfi tespittazminattespit davasıyasal süreiadeödeme emritakibin iptalidefteri kebirhacizhaciz işlemitedbir kararıihtiyati tedbir
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Davacı vekili tarafından açılan menfi tespit davasının Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın müvekkili aleyhine 19/06/2012 tarihli faturaya dayalı icra takibi başlattığını, müvekkilinin davalı tarafa böyle bir borcununun bulunmadığını, müvekkiline takip dosyasından gönderilen ödeme emrinin muhtara tebliğ edilmesi nedeniyle takipten geç haberdar olduklarını ve takibe süresinde itiraz edemediklerini, bu durumda takibin kesinleştiğini ve haciz işlemi uygulandığını, müvekkili ile davalı yan arasında ticari ilişki bulunduğunu, davalı yan tarafından müvekkilinin şirketinden almış olduğu kumaşlar karşılığında 19/06/2012 tarihli 34.998,62-TL bedelli fatura düzenlendiğini, dava konusu faturanın davalıya ödendiğini, bu faturadan dolayı davacının bir borcu bulunmadığını belirterek,...

Karar Metni

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2016/529 Esas KARAR NO : 2018/903

DAVA : Menfi Tespit (Alım Satım) DAVA TARİHİ : 07/06/2016 KARAR TARİHİ : 25/09/2018 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/10/2018 Davacı vekili tarafından açılan menfi tespit davasının Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın müvekkili aleyhine 19/06/2012 tarihli faturaya dayalı icra takibi başlattığını, müvekkilinin davalı tarafa böyle bir borcununun bulunmadığını, müvekkiline takip dosyasından gönderilen ödeme emrinin muhtara tebliğ edilmesi nedeniyle takipten geç haberdar olduklarını ve takibe süresinde itiraz edemediklerini, bu durumda takibin kesinleştiğini ve haciz işlemi uygulandığını, müvekkili ile davalı yan arasında ticari ilişki bulunduğunu, davalı yan tarafından müvekkilinin şirketinden almış olduğu kumaşlar karşılığında 19/06/2012 tarihli 34.998,62-TL bedelli fatura düzenlendiğini, dava konusu faturanın davalıya ödendiğini, bu faturadan dolayı davacının bir borcu bulunmadığını belirterek, müvekkilinin mağduriyetinin önlenmesini teminen icra dosyasının dava sonuna kadar durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkilinin icra dosyasından dolayı ödeme sebebiyle borcunun olmadığının tespiti ile takibin iptaline davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından icra dosyasından gönderilen ödeme emrine süresi içinde itiraz etmediğini, hakkında başlatılan icra takibinin kesinleştiğini, davalının müvekkile cari hesaptan kaynaklanan farklı borçları bulunduğunu, davacı tarafından yapılan ödemelerin cari hesaptan düşüldüğünü, davacının müvekkiline takip talebinde belirtilen miktarda fatura borcunun bulunduğunu belirterek davacının haksız ve mesnetsiz tedbir ve tazminat taleplerinin ve davanın reddine, kötü niyetli davacı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla tazminata karar verilmesini talep etmiştir. Yapılan yargılama sonucu dosya Mahkememizce kül olarak değerlendirildiğinde; dosya kül halinde bilirkişiye verilmiş, bilirkişi 30/05/2017 tarihli raporunda davacıya ait 2012 ve 2013 yıllarına ait yevmiye ve defteri kebir defterlerinin açılış berat onaylarının yasal süresinde olmasına rağmen envanter defterlerinin ibraz edilmemesi nedeniyle davacı yana ait ticari defterlerin kendi lehine delil olma vasfına sahip olmadığı, takdiri delil sayılabileceği kanaatine varıldığını, davalı tarafa ait 2012 yılı ticari defterinin açılış tasdiklerinin yasal süresinde olduğu, davalı yana ait ticari defterin usulüne uygun olarak tutulduğunu ve kendi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu kanaatine varıldığını, davacı tarafın incelenen ticari defterlerinde davalı yan ile olan hesap hareketlerinin 320.01062 cari hesap kodunda takip etmekte olduğu, davalı yandan aldığı faturayı bu hesabın alacağına, davalı yana yapılan ...

Atıf Yapılan Mevzuat

full_scan_v1Kanun

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 5

(Değişik: 6/6/1985-3222/1 md.)

full_scan_v1Kanun

213 sayılı Vergi Usul Kanunu, m. 178

Aşağıda yazılı tüccarlar II nci sınıfa dahildirler:

Benzer Kararlar

Bölge Adliye MahkemesiBakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2016/851 · K. 2018/580

4 Haziran 2018

Bölge Adliye MahkemesiBakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2018/545 · K. 2019/139

31 Ocak 2019

Bölge Adliye MahkemesiBakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2016/819 · K. 2018/424

10 Nisan 2018

Bölge Adliye MahkemesiBakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2016/1025 · K. 2018/760

17 Temmuz 2018

Bölge Adliye MahkemesiBakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2016/1042 · K. 2018/787

10 Temmuz 2018

Bölge Adliye MahkemesiBakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2016/490 · K. 2019/540

16 Mayıs 2019