Davacı vekili 31/10/2012 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; müvekkilinin 77895 sayılı "... BEBE" ibareli markanın sahibi olduğunu ve 1983 yılından bu yana aralıksız kullandığını, davalının ... sayılı ve "..." ibareli markasını tescilli bulunduğu 35. sınıftaki "mağaza yönetimi ve mağaza zincirleri oluşturma, kurma" hizmetlerinde son 5 yıldır kullanmadığını, aksine tescilli bulunmadığı "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri" yönünden kullandığını; bu kullanımların kendisine ait markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu, dolayısıyla 556 sayılı KHK m.14 ve m. 42 gereğince davalı markasının terkini gerektiği gibi, kullanımlarının men'ine karar verilmesi gerektiğini iddia ederek, sonuç olarak davalının söz konusu ... sayılı markasının fiilen 5 yıldır kullanmaması nedeniyle...
T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2021/164 KARAR NO : 2021/273
DAVA : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 31/10/2012 KARAR TARİHİ : 13/07/2021 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/07/2021
İDDİA: Davacı vekili 31/10/2012 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; müvekkilinin 77895 sayılı "... BEBE" ibareli markanın sahibi olduğunu ve 1983 yılından bu yana aralıksız kullandığını, davalının ... sayılı ve "..." ibareli markasını tescilli bulunduğu 35. sınıftaki "mağaza yönetimi ve mağaza zincirleri oluşturma, kurma" hizmetlerinde son 5 yıldır kullanmadığını, aksine tescilli bulunmadığı "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri" yönünden kullandığını; bu kullanımların kendisine ait markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu, dolayısıyla 556 sayılı KHK m.14 ve m. 42 gereğince davalı markasının terkini gerektiği gibi, kullanımlarının men'ine karar verilmesi gerektiğini iddia ederek, sonuç olarak davalının söz konusu ... sayılı markasının fiilen 5 yıldır kullanmaması nedeniyle hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, davalının '...' ibaresini kullanımlarının davacı markasına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, durdurulmasına ve men'ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili yanıtında; müvekkilinin "..." markası kullanımının haksız rekabet ve davacının marka hakkına tecavüz oluşturmayacağını, zira müvekkilinin "..." markası üzerinde 1969 yılından itibaren özellikle işletme adı olarak kullandığını ve mağazacılık hizmetini bu tescilsiz işaret üzerinde kullandığını, böylece gerçek hak sahibi olduğunu ve eskiye dayalı öncelik hakkı bulunduğunu, kaldı ki tescil kapsamında yer alan "Mağaza yönetimi ve mağaza zincirleri oluşturma, kurma" hizmetlerinin esasen, başvuru tarihi olan 1997 tarihinde yürürlükte bulunan sınıflandırma tebliğine uygun şekilde tescil ettirildiğini, bu hizmetlerin daha geniş kapsamlı olup, sonradan 1999 tarihinde uygulamaya giren Tebliğde 35.08 sınıf Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri yani kısaca 'mağazacılık' olarak ifade edilen hizmetlerini de kapsadığını, müvekkilinin markasını tescilden sonra da kesintisiz olarak bu hizmetlerde de kullanmaya devam ettiğini, bu nedenlerle hükümsüzlük koşulları oluşmadığı gibi, bu kullanımların markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturmayacağını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. YARGITAY BOZMASI: Mahkememizce 17.12.2013 gün ve 2012/235 esas 2013/61 karar sayılı davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiş, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 12.01.2015 tarih ve 2014/14385 esas, 2015/146 karar sayılı ilamıyla ve özetle; "1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve be...