Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 13.06.1988 tarihinde kurulmuş davalı şirketin kurucu ortaklarından olduğunu, bu şirkette %10 oranında paya sahip olduğunu,şirket ortağı olan davacının şirketten olan paylarını hiçbir şekilde devretmediğini, buna rağmen şirket genel kurullarına çağrılmadığını ve kendisine bilgi verilmediğini,şirket ile alakalı sorduğu soruların cevapsız kaldığını, şirket merkezine girmesinin engellendiğini ileri sürerek şirketteki ortaklık payının tespitini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, dava dilekçesi ekinde sunulan vekaletnamenin verilmesinden itibaren 21 yıl 7 ay geçtiğini, vekaletnamenin zamanaşımına uğradığını, davacının gerçek iradesi ile davanın açıldığı tarihteki iradesinin aynı olup olmadığının belirli olmadığını,geçersiz...
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2018/1170 Esas KARAR NO:2021/250
DAVA:Tespit DAVA TARİHİ:12/12/2018 KARAR TARİHİ:18/03/2021
Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 13.06.1988 tarihinde kurulmuş davalı şirketin kurucu ortaklarından olduğunu, bu şirkette %10 oranında paya sahip olduğunu,şirket ortağı olan davacının şirketten olan paylarını hiçbir şekilde devretmediğini, buna rağmen şirket genel kurullarına çağrılmadığını ve kendisine bilgi verilmediğini,şirket ile alakalı sorduğu soruların cevapsız kaldığını, şirket merkezine girmesinin engellendiğini ileri sürerek şirketteki ortaklık payının tespitini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, dava dilekçesi ekinde sunulan vekaletnamenin verilmesinden itibaren 21 yıl 7 ay geçtiğini, vekaletnamenin zamanaşımına uğradığını, davacının gerçek iradesi ile davanın açıldığı tarihteki iradesinin aynı olup olmadığının belirli olmadığını,geçersiz vekaletnameye dayalı olarak verilen tevkil vekaletnamenin de geçerliliği olmadığından davanın reddinin gerektiğini,davacının 1988 yılında pay sahibi olduğunu ileri sürdüğünü, o tarihten bu yana 31 senetlin geçtiğini,davacının pay sahipliğine ilişkin olarak hiçbir delil ibraz etmemesi ve İddia ettiği olaylara karşılık bugüne kadar dava açılmamasının hayatın olağan akışına ayktn olduğunu, şirket karar defterinde davacının hisselerini ...de devrettiğinin görüldüğünü, devir keyfiyetinin şirket yönetim kumlu tarafından 6 nolu ve 27,12.1989 tarihli karar ile pay defterine işlendiğini,davacının hissedarlığı sona erdiği için bugüne kadar yapılan genel kurul kararlarına itiraz etmediğini, davacı gerçekten hisselerini devretmeseydi bu kadar yıl sessiz kalmayacağnı,davacının bugüne kadar yapılan genel kurullara karşı herhangi bir itirazda bulunmaması ve hissedar olduğunu gösteren belgelerle şirkete başvurmaması sonucunda dava hakkının bulunmadığım, zira hissedarlığının tespiti için dava açma hakkının zamanaşımına uğradığını ve hak düşürücü sürelerin dolduğunu,şirketin hisselerinin önceden nama yazılı olduğunu, daha sonradan hamiline yazılı hale getirilerek senet bastırıldığım ve bu senetlerin ortaklara teslim edildiğini,davacının ticaret sicil kayıtlarına göre de şirket hissedarı olmadığını, belirterek davanın reddini talep etmiştir. Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtları celp edilmiştir. Ortaklığın tespiti yönünden şirket kayıtları üzerinde yaptırılan inceleme sonucunda aldırılan 23.12.2019 tarihli bilirkişi raporunda " Rapor içerisinde belirttiğim üzere, davacının davalı şirketin kurucu ortağı olduğu, davalı şirketin ortaklar pay defterinin 5 nolu üyesi olarak kayda alınmış olduğu ve yine pay defterinde davacının sahibi olduğu şirket paylarını ...'e satışını yaptığının yazılı olduğu,şirket hisselerinin devrinin kabulüne dair şirketin yönetim kurulu üyelerinin iki imzalı olarak almış olduğu 27.12.1...