DAVA : İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/03/2016 KARAR TARİHİ : 29/12/2020 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin 29.03.2016 tarihli dava dilekçesinde, özetle; Borçlu/davalı ... San. Tic. Ltd. Şti. davacı firmaya olan borcundan dolayı, diğer davalı ... tarafından keşide edilen 31.07.2015 keşide tarihli bir adet çeki verdiğini, davalılardan ...'nın 12.11.2015 tarihli itiraz dilekçesinde sadece ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/... Esas sayılı kararında verdiği ihtiyati tedbir kararına dayanarak usuli olarak icra takibine itiraz ettiğini, imzaya veya çekteki borcun varlığına dair herhangi bir itirazda bulunmadığını, borçlu çekteki asıl borç ilişkisini ikrar ettiğini ve çekteki imzaların kendisine ait olduğunu kabul ettiğini, çekin keşide...
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2016/324 Esas KARAR NO : 2020/910 DAVA : İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/03/2016 KARAR TARİHİ : 29/12/2020
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin 29.03.2016 tarihli dava dilekçesinde, özetle; Borçlu/davalı ... San. Tic. Ltd. Şti. davacı firmaya olan borcundan dolayı, diğer davalı ... tarafından keşide edilen 31.07.2015 keşide tarihli bir adet çeki verdiğini, davalılardan ...'nın 12.11.2015 tarihli itiraz dilekçesinde sadece ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/... Esas sayılı kararında verdiği ihtiyati tedbir kararına dayanarak usuli olarak icra takibine itiraz ettiğini, imzaya veya çekteki borcun varlığına dair herhangi bir itirazda bulunmadığını, borçlu çekteki asıl borç ilişkisini ikrar ettiğini ve çekteki imzaların kendisine ait olduğunu kabul ettiğini, çekin keşide tarihinde yer alan ay kısmı davacı firma tarafından 7. ay olarak okunduğunu ve bilirkişi incelemesinde de sübut edeceği üzere carisine de bu şekilde işlendiğini, davalıların tahrifat iddiasının doğru olmadığını, çekin keşide tarihinde yer alan ay olarak tarihinin belirtildiği yerin 7. ay olmasına rağmen 9. ay olarak değerlendirilmesinde kaynaklandığını, konu ile alakalı yasal düzenlemeler çekte yer alan ve onaylanmamış çıkıntı, kazıntı veya silintilerin senedin geçerliliğine ve anlamına etki edip etmediğine bakılacağı yönünde olduğunu, davalıların dayanak çeke ilişkin itirazları, iddia olunan çek keşide tarihinin icra takibinden önce olması sebebiyle bir önemi bulunmadığını, davalıların iddiaları imzaya ilişkin olmadığından davacının alacağının esasını etkileyebilecek bir itirazda olmadığını, icra takibine yapılan itirazların da hukuken kötü niyetli olduğunu, davalıların borca ve ferilerine yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazlarının, çekin esasına ilişkin olmaması, iddia olunan keşide tarihinin, 9. Ayın çekle ilgili başladığı icra takibinden önce olması, çekte yer alan keşide tarihindeki ayın 7. Ay olarak davacı tarafından okunduğunun cari kayıtların ile sabit olması, çekin keşide tarihinde bankaya ibraz edilmiş olması sebeplerinden dolayı, iptal edilerek takibin devamına, davalıların haksız ve kötü niyetli itirazlarından dolayı % 20'den aşağı olmamak üzere icra - inkar tazminatı mahkum edilmelerine, Mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekilinin 15.06.2016 tarihli cevap dilekçesine özetle; Takibe konu çekin kambiyo vasfını kaybettiğini, çekin keşide kısmında tahrifat yapıldığını, kambiyo vasfını kaybeden çek için kambiyo vasfını kullanarak ciro yoluyla davalı ...'nın icra takibinde borçlu olarak gösterilmesi mümkün olmadığını, davacının sadece temel ilişkiye dayanarak ... Ltd. Şti. 'ne yönelebileceğini, söz konusu çekin Adli Tıp Kurumu tarafından incelendiği zaman çekin keşide kısmı tarafında tahrifat yapıld...