Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan 24/07/2018 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; 13/02/1986 tarihinde sahibi bulunduğu ... şirketi adına... Müdürlüğüne başvurarak Vakıflara ait ... Mah. ... Cad. 423 Ada, 2 parselde kayıtlı ...'in firmasına verilmesini talep ettiğini ve tarafına verildiğini, davalıların babasının ortak olması talebi ile ... Tic. A.Ş.'yi ... 1. Ticaret Mahkemesinin ... tarih ve ... Esas, ... sayılı kararı ile kurulduğunu, ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...-... sicil no ile 13/06/1988 tarihli sicil gazetesinde ilanı yapılan şirket adına kiralama işleminin devam ettiğini, bu şirkette %15 hissenin kendisini, %10 hisse kızı ... adına tescil edildiğini, ilk yönetim kurulu toplantısında ... tarih ve 20. Noterin ... nosu ile şirket başkanlığına seçildiğini, şirket...
T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/688 Esas KARAR NO : 2020/642
DAVA : Tespit DAVA TARİHİ : 24/07/2018 KARAR TARİHİ : 05/11/2020
Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan 24/07/2018 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; 13/02/1986 tarihinde sahibi bulunduğu ... şirketi adına... Müdürlüğüne başvurarak Vakıflara ait ... Mah. ... Cad. 423 Ada, 2 parselde kayıtlı ...'in firmasına verilmesini talep ettiğini ve tarafına verildiğini, davalıların babasının ortak olması talebi ile ... Tic. A.Ş.'yi ... 1. Ticaret Mahkemesinin ... tarih ve ... Esas, ... sayılı kararı ile kurulduğunu, ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...-... sicil no ile 13/06/1988 tarihli sicil gazetesinde ilanı yapılan şirket adına kiralama işleminin devam ettiğini, bu şirkette %15 hissenin kendisini, %10 hisse kızı ... adına tescil edildiğini, ilk yönetim kurulu toplantısında ... tarih ve 20. Noterin ... nosu ile şirket başkanlığına seçildiğini, şirket işlerinin davalıların babası sağlanığında sorunsuz devam ettiğini, 1996 yılından sonra şirketin yaptığı işlerin ve kar payının tarafına verilmediğini, şirkete yapmış olduğu tüm sözlü ve yazılı taleplerinin yanıtsız kaldığını, resmi ve hukuki belgeler mevcut iken davalı şirket yöneticileri tarafından bilgi vermekten kaçınıldığını, mağduriyetine neden olunduğunu bildirerek şirkette kayıtlı hisselerinin tespiti kuruluşundan itibaren şirketin safahatı incelenerek hisse ve kar paylarının tespiti ile şirkete kayyum atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirkete usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş, davalı vekili tarafından mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; tüzel kişiliğe karşı açılan bu davada şirketin merkezine tebligat gönderilmediğini, tebligat gönderilen kişilerin taraf olmadığını, kişiler yönünden davanın husumet nedeniyle reddini talep ettiklerini, davacının hissedar olduğunu bildirdiği tarihlerin 1989 yıllarına dayandığını, söz konusu tarihten bu yana 30 yıl geçtiğini, aradan geçen bu kadar zaman içinde davacının hissedar olduğu gerekçesi ile müracaat etmemesi, hissedar olduğunu gösteren belgeleri ibraz etmemesi, herhangi bir talepte bulunmaması veya müracaatına karşı verilen cevaplar karşısında bugüne kadar dava açmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, yapılan araştırmalarda davacının 1989 yılında hisselerini devrettiği ve hissedarlık sıfatının kalmadığının belirlendiğini, aradan geçen zamanın çok uzun bir süreyi içermesi sebebiyle her genel kurul kararına karşı itiraz hakkı olmasına rağmen, herhangi bir itirazda bulunmaması, hissedar olduğunu gösteren belgeler ile şirket merkezine müracaat etmemesi nedeniyle müracaat haklarının zamanaşımına uğradığını, hak düşürücü sürelerin de dolduğunu, davalıya tebliğ edilmeyen dilekçe ve eklerinde hissedar olduğu iddia ettiği şirketten hisselerini devrettiğinin ikrar edildiğini, şirketin kayıtları ile de birebir uyuştuğunu, ...