Mahkememizde görülmekte olan Sözleşmenin İptali istemli davada evrak üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; davalı yan ile Ankara ... Noterliği'nin 30.11.2017 tarih ... yevmiye no'lu evrakıyla davacı arasında satış vaadi sözleşmesinin gerçekleştirildiğini, 6098 sayılı TBK m. 584 ve 603 göre kefalet işlemi gerçekleştirilirken kanunen aranmış bulunan şartların yerine getirilmediğini ve müvekkilinin eşinin bu satış vaadi işlemine yazılı rızasının bulunmadığını, ayrıca davalının 6102 sayılı TTK hükümlerine tabi olduğunu, bu sebepten veçhile davalının defter ve belge tutmak zorunda olduğu gibi basiretli davranmak zorunda olduğunu, her ne kadar müvekkilinin satış vaadi akti gereği bedeli aldığını beyan etmişse de, satış vaadi bedeli olan 700.000,00-TL'nin müvekkiline ödenmediğini, bu durumun davalının tüm defter ve kayıtları...
T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2021/191 Esas KARAR NO : 2021/182
DAVA : Sözleşmenin İptali DAVA TARİHİ : 21/03/2021 KARAR TARİHİ : 22/03/2021 GR.KR.YZM.TARİHİ : 22/03/2021
Mahkememizde görülmekte olan Sözleşmenin İptali istemli davada evrak üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; davalı yan ile Ankara ... Noterliği'nin 30.11.2017 tarih ... yevmiye no'lu evrakıyla davacı arasında satış vaadi sözleşmesinin gerçekleştirildiğini, 6098 sayılı TBK m. 584 ve 603 göre kefalet işlemi gerçekleştirilirken kanunen aranmış bulunan şartların yerine getirilmediğini ve müvekkilinin eşinin bu satış vaadi işlemine yazılı rızasının bulunmadığını, ayrıca davalının 6102 sayılı TTK hükümlerine tabi olduğunu, bu sebepten veçhile davalının defter ve belge tutmak zorunda olduğu gibi basiretli davranmak zorunda olduğunu, her ne kadar müvekkilinin satış vaadi akti gereği bedeli aldığını beyan etmişse de, satış vaadi bedeli olan 700.000,00-TL'nin müvekkiline ödenmediğini, bu durumun davalının tüm defter ve kayıtları ile banka hareketleri incelendiği zaman ortaya çıkacağını, davalının tacir olması nedeniyle yapmış olduğunu iddia ettiği 700.000,00-TL bedeli defterine işlemek ve muhasebeleştirmek zorunda olduğunu, davalının banka veya özel finans kuruluşları aracılığıyla satış vaadi akdinin bedelini ödeme zorunluluğunun olduğunu, taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin, tam iki tarafa borç yükleyen ve kişisel hak sağlayan sözleşme türü olduğunu, taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayanan tescil isteminin hüküm altına alınabilmesi için sözleşmede kararlaştırılan bedelin ödenmiş olması gerektiğini, davalı kendi borcunu ifa etmemesine rağmen müvekkilini ihtarname ile sıkıştırmak suretiyle haksız ve bedelsiz kazanç etmek istediğini, müvekkilinin aradan geçen uzun zaman içerisinde gayrimenkulünün değerinin artması sebebiyle ve davalıya tanınan dört yıl içerisinde herhangi bir isim altında da ödemeye yanaşmaması nedeniyle de, dava konusu satış vaadi akdinden döndüğünü beyan ederek, ilgili tüm yasal mevzuat çerçevesinde, doğacak hakları saklı kalmak kaydıyla davalarının kabulüne, 6098 ve 6102 sayılı kanunların ilgili maddeleri gereğince, müvekkili ile akdedilmiş olan satış vaadi aktinin geçersizliğine (iptaline), dava konusu satış vaadi akdinden dönmüş sayılmalarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. KABUL VE GEREKÇE : Dava, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin iptali istemine ilişkindir. HMK'nun 2. maddesi dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın mal varlığına ilişkin davalarla şahıs varlığına ilişkin davalarda aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesini görevli kılmıştır. Somut olayda, davacı talebinin gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinden kaynaklandığı, bu suretle 23/03/2021 tarihinde açılan ve temel ilişkide gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayanan davanın, 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi...