Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkil şirket ile davalı arasında ticari ilişki nedeniyle müvekkil şirketin davalı şirketten fatura alacağından kaynaklı 21.552,79 TL alacağı doğduğunu, davalının borcu vadesinde ödememesi üzerine icra takibi başlatıldığını, icra takibine itiraz edildiğini ve takibin durdurulmasına karar verildiğini, yapılan itirazın haksız olduğunu, dava sonunda alacağın kanıtlanacağını, arabuluculuğa gidildiğini ve anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle huzurdaki davanın açıldığını, davacı müvekkil şirket ile davalı arasında iş ilişkisi olduğundan reeskont avans faizi talep edildiğini, ticari işlerde uygulanan reeskont avans faizi uygulanacağının açık olduğunu, bu nedenle borçlunun faize ilişkin...
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/782 Esas KARAR NO : 2021/209
DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 21/10/2019 KARAR TARİHİ : 24/02/2021 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/03/2021
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkil şirket ile davalı arasında ticari ilişki nedeniyle müvekkil şirketin davalı şirketten fatura alacağından kaynaklı 21.552,79 TL alacağı doğduğunu, davalının borcu vadesinde ödememesi üzerine icra takibi başlatıldığını, icra takibine itiraz edildiğini ve takibin durdurulmasına karar verildiğini, yapılan itirazın haksız olduğunu, dava sonunda alacağın kanıtlanacağını, arabuluculuğa gidildiğini ve anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle huzurdaki davanın açıldığını, davacı müvekkil şirket ile davalı arasında iş ilişkisi olduğundan reeskont avans faizi talep edildiğini, ticari işlerde uygulanan reeskont avans faizi uygulanacağının açık olduğunu, bu nedenle borçlunun faize ilişkin itirazlarının yerinde olmadığını, bu nedenlerle haksız itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına çarptırılmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ve tenzip zaptını içerir tebligatın üzerinde yer aşan barkoddan yapılan sorgulamada tebligatın muhtara tebliğ edildiğinin görüldüğünü, tebligat kanunu hükümlerine göre tüzel kişi muhataba çıkarılan tebligatın eğer muhatap yerinde yok ise ilk etapta muhtara bırakılmasına, yetkili mercii tarafından tüzel kişinin tebligat kanunu md 35 e göre adres araştırması yapılmasının akabinde ticaret sicilde kayıtlı adresinde yer almazsa ancak o zaman muhtara tebliğ edilmesini emrettiğini, tebligatın usulsüz olduğunu buna ilişkin pek çok Yüksek Mahkeme kararı bulunduğunu, mahkemece tebligatın müvekkil şirketçe tebellüğ edilip edilmediği hususu incelenmeksizin davanın esasına girildiğini, cevap dilekçesi ile delil listesi sunulduktan sonra ise yeniden bilirkişi raporu alınmasını talep ettiklerini, taraflar arasında mutabakat sağlandıktan sonra sözlü olarak anlaşma yapıldığını, yapılan anlaşma neticesinde müvekkil şirkette yer alan bir kısım ürünlerin davacı şirkete verilerek cari hesap bakiyesinde mahsuplaşma yapıldığını, iki şirket yetkilisi arasında güven ilişkisine dayalı olarak yapılan bu mahsuplaşma neticesinde aralarında fark faturası kesileceğinin kararlaştırıldığını, müvekkil şirket yetkilisi mahkeme huzurunda tanık olarak dinletildikten sonra konunun açıklığa kavuşacağını, bu sebeplerle müvekkil şirket yetkilisinin tanık olarak dinlenilmesine, davacı şirket yetkilisinin isticvabı alındıktan sonra yeniden bilirkişi raporu alınmasına, davalının haksız ve kötüniyetli olarak icra takibi başlatmasından dolayı %20 den az olmamak üzere kötü...