Mahkememizde görülmekte bulunan marka hükümsüzlüğü ve sicilden terkin davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarında özetle; Müvekkillerinin 1991 yılından beri ... markası ile ... gibi illerde çeşitli organizasyonlar düzenleyerek yoğun çaba sarf ederek bulunduğu konuma geldiğini, TPMK nezdinde "..." ... numarası ile, "..." ... numarası ile, "..." ... numarası ile, "... + şekil" ... numarası ile müvekkili adına tescilli olduğunu, ... markasının sıkça magazin gündeminde yer alan tanınmış bir marka olduğunu, müvekkilinin tanınmış markaları ile davalının "..."+şekil markasının aynı sınıflarda tescillendiğini markalar arasındaki görsel işitsel ve kavramsal olarak ayniyet barındırdığı, mal ve hizmet sınıfı bakımından da müvekkille aynı sınıflarda tescilli ve müvekkil ile aynı sektörde bulunduğundan davalı yan...
T.C. İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/598 KARAR NO : 2020/282 DAVA : Marka Hükümsüzlüğü ve Sicilden Terkin DAVA TARİHİ : 28/12/2018 KARAR TARİHİ : 24/09/2020
Mahkememizde görülmekte bulunan marka hükümsüzlüğü ve sicilden terkin davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarında özetle; Müvekkillerinin 1991 yılından beri ... markası ile ... gibi illerde çeşitli organizasyonlar düzenleyerek yoğun çaba sarf ederek bulunduğu konuma geldiğini, TPMK nezdinde "..." ... numarası ile, "..." ... numarası ile, "..." ... numarası ile, "... + şekil" ... numarası ile müvekkili adına tescilli olduğunu, ... markasının sıkça magazin gündeminde yer alan tanınmış bir marka olduğunu, müvekkilinin tanınmış markaları ile davalının "..."+şekil markasının aynı sınıflarda tescillendiğini markalar arasındaki görsel işitsel ve kavramsal olarak ayniyet barındırdığı, mal ve hizmet sınıfı bakımından da müvekkille aynı sınıflarda tescilli ve müvekkil ile aynı sektörde bulunduğundan davalı yan markası ile müvekkil markasının karıştırılmasına ve haksız rekabete sebebiyet verdiğini, davalı tarafın "..." ibaresinin şekil unsuru ile birlikte müvekkil markası ... ibaresinin birebir aynı olduğu davalının müvekkilin ününden kazanç elde etmek için bilinçli olarak kötü niyetle tescil ettirdiğini, davalının müvekkili ile aynı iş kolunda faaliyet göstermesinin bu durumu açıkça ortaya koyduğunu, taraf markalarının ayniyet barındırdığından tüketiciler nazarında markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, 6769 sayılı kanunun ilgili maddesine göre davalıya ait ... numaralı "...+ŞEKİL" markasının haksız ve kötüniyetli tescilinin hükümsüzlüğüne ve marka sicilinden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarında özetle; hükümsüzlüğü talep olunan ... markasının davacı tarafından müvekkiline devrolunduğunu, davalı müvekkil ... ve dava dışı ... ile davacı ... dava dışı ... ve ... arasında 1996 yılında "Satış Sözleşmesi" yapıldığını, bu sözleşme ile ... İşletmeciliğinin tüm aktif ve pasifleri ile birlikte müvekkili ...'a devredildiğini, söz konusu sözleşmenin 8. Maddesinde " ... İşletmeciliği ve Yatırım San. LTD ŞTİ ni yeni alan şahısların ... adı altında çalışan tesisin ismini ve logosunu tescil ettirecekler" şeklinde düzenlendiğini, sözleşme gereği hükümsüzlüğü talep edilen markanın, yine davacının bizzat kendisi tarafından müvekkile devredildiğini bu şekilde markanın tescil ettirme hak ve yetkisine sahip olduğunu, şirketin 08/01/1997 senesinde devrolunduğunu ve sicile tescil olunduğunu, davacının devir işlemlerine rağmen dava açmasının kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, taraflar arasındaki satış sözleşmesinde davaya konu markanın devrine ilişkin ayrıca bir düzenleme yer almakla birlikte ticaret hukukunun genel hükümleri gereği şirket satışı ile birlikte davalının markanın sahibi haline geldiğini, gerek sözl...