Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilen 27.09.2002 tarihli protokol kapsamında davacı şirkete 23.10.2027 tarihine kadar intifa hakkı verildiğini, Rekabet Kurumu'nun düzenlemeleri çerçevesinde intifa hakkının 18.09.2010 tarihinde sona erdiğini, davalının sözleşmenin geçersiz kılındığı 18.09.2010 ile 23.10.2027 tarihleri arası dönem için sebepsiz zenginleştiğini, denkleştirici adalet ilkesi uyarınca kalıcı teknik yatırım olarak ödenen bedelin alım gücünün, ilk ödeme tarihindeki alım gücüne ulaştırılarak iadesine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek 492.753,00 TL'nin 12.03.2009 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının sebepsiz...
T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2021/119 Esas KARAR NO:2021/254
DAVA:Alacak DAVA TARİHİ:17/05/2012 KARAR TARİHİ:01/04/2021
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilen 27.09.2002 tarihli protokol kapsamında davacı şirkete 23.10.2027 tarihine kadar intifa hakkı verildiğini, Rekabet Kurumu'nun düzenlemeleri çerçevesinde intifa hakkının 18.09.2010 tarihinde sona erdiğini, davalının sözleşmenin geçersiz kılındığı 18.09.2010 ile 23.10.2027 tarihleri arası dönem için sebepsiz zenginleştiğini, denkleştirici adalet ilkesi uyarınca kalıcı teknik yatırım olarak ödenen bedelin alım gücünün, ilk ödeme tarihindeki alım gücüne ulaştırılarak iadesine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek 492.753,00 TL'nin 12.03.2009 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının sebepsiz zenginleşmenin doğduğunu iddia ettiği 18.09.2010 tarihinden itibaren eski BKnın 66. maddesine göre davanın bir yıllık zamanaşımı süresi içinde açılmadığını, davacının aynı konuda daha önce açtığı davanın erken açıldığı gerekçesiyle reddedildiğini, davacının bu davadan sonra BKnın 137. maddesi gereği dava açma süresinin zamanaşımına uğradığını, davacının protokole göre taleplerini açıklaması gerektiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Mahkememizce yapılan yargılama sonrasında 27/12/2018 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararla; davacı tarafın sabit yatırımlara ilişkin isteminin reddine, Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen yönlerden yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin 02/12/2020 tarih, .../... Esas, ... Karar sayılı kararıyla; 1- 6100 sayılı HMK'nın 297 ve 298. maddeleri uyarınca mahkeme kararları, asgari olarak iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerin neler olduğu hususlarını ihtiva etmelidir. HMK'nın 298/2. maddesinde gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı düzenlenmiştir. Mahkemece bozma ilamı ile kurulan ilk hükmün ortadan kalkacağı gözetilerek ve bozma ilamına uyulduktan sonra yapılan yargılama sırasında, mahkemece daha önce verilen ve bozma kapsamı dışında kalan hususların kesinleştiği ve lehine olan taraf bakımından usuli müktesep hak teşkil ettiği nazara alınarak hüküm tesisi gerekmektedir. Bu nedenle HMKnın. 297-298.madde hükümlerine uygun ve infazda tereddüte yer vermeyecek şekilde bir hüküm kurulması gerekirken usul ve yasaya aykırı olarak yazılı şekilde Mahkememizce 29.05.2014 tarih ve 2012/... E- 2014/... Karar sayılı kararı ile verilen ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen yönlerden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, şeklinde eksik hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmi...