Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirkette %50 oranında paya sahip hissedarı olduğunu, şirketin kuruluşundan sonra bir dönem ticari hayatına devam ettiğini ancak, gelinen aşamada ticari faaliyetlerinin sona erdiğini, şirketin gayrifaal olduğunu, sadece sicil kayıtlarında faal olarak göründüğünü, dava dışı diğer ortaklara ulaşılamadığını, diğer ortağın sorumluluğunda olan şirketin vergi ödemelerinin müvekkili tarafından yapıldığını, ortaklar arasında da güven ve iş birliği duygusu kalmadığını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket davaya cevap vermemiştir. Dava; davacının ortağı olduğu davalı şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir....
T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2019/587 Esas KARAR NO:2021/252
DAVA:Ticari Şirket (Fesih ve Tasfiye) DAVA TARİHİ:09/11/2019 KARAR TARİHİ:01/04/2021
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirkette %50 oranında paya sahip hissedarı olduğunu, şirketin kuruluşundan sonra bir dönem ticari hayatına devam ettiğini ancak, gelinen aşamada ticari faaliyetlerinin sona erdiğini, şirketin gayrifaal olduğunu, sadece sicil kayıtlarında faal olarak göründüğünü, dava dışı diğer ortaklara ulaşılamadığını, diğer ortağın sorumluluğunda olan şirketin vergi ödemelerinin müvekkili tarafından yapıldığını, ortaklar arasında da güven ve iş birliği duygusu kalmadığını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket davaya cevap vermemiştir. Dava; davacının ortağı olduğu davalı şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir. Davalı şirketinin adresinin "Şişli" olması nedeniyle, TTK'nın 636.maddesi gereğince mahkememiz işbu davaya bakmaya yetkili olup; davacının davalı şirketteki payı dikkate alındığında eldeki davada davacılık sıfatı bulunmaktadır. İddianın ileri sürülüş biçimine göre olaya uygulanması gereken 6102 sayılı TTK'nın TTK 636.maddesi "(1) Limited şirket aşağıdaki hâllerde sona erer: a) Şirket sözleşmesinde öngörülen sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesiyle. b) Genel kurul kararı ile. c) İflasın açılması ile. d) Kanunda öngörülen diğer sona erme hâllerinde. (2) Uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, ortaklardan veya şirket alacaklılarından birinin şirketin feshini istemesi üzerine şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, müdürleri dinleyerek şirketin, durumunu Kanuna uygun hâle getirmesi için bir süre belirler, buna rağmen durum düzeltilmezse, şirketin feshine karar verir. (3) Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir. (4) Fesih davası açıldığında mahkeme taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabilir. (5) Sona ermenin sonuçlarına anonim şirketlere ilişkin hükümler uygulanır." hükmünü içermektedir. Uyuşmazlığın niteliği itibari ile çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden, davalı şirketin fesih ve tasfiye koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda bilirkişi raporu alınmasına karar verilerek, davalı şirket ticari defter ve kayıtları, getirtilen-sunulan belgelerle birlikte dosya konusunda uzman bilirkişi SMMM ...'ya tevdi edilmiş, adı geçen bilirkişi tarafından düzenlenen 23/12/2020 tarihli bilirkişi raporunun dosya arasında olduğu görülmüştür. Alınan bilir...