Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2019/609 K. 2021/186

E. 2019/609K. 2021/18625 Şubat 2021
icra takibiiadebedelin iadesitazminatitirazın iptalibilirkişi raporuicra inkar tazminatıtekerrürfaize itirazmakul süremuaccel borçsermaye arttırımıbedel tahsili
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

DAVA : İtirazın İptali (Sermaye Artırımı Katılım Bedelinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/10/2019 KARAR TARİHİ : 25/02/2021 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Sermaye Artırımı Katılım Bedelinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan 09/10/2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin... alım satım işi ile iştigal ettiğini, davalı şirket yetkililerinin iknası üzerine Sermaye Piyasası Kanunu'na tabi halka açık bir şirket olan davalı şirketin yapacağı sermaye artırımına katılmak üzere, 01.06.2018 tarihinde 70.000,00 TL, 06.06.2018 tarihinde 100.000,00 TL, 08.06.2018 tarihinde 20.000,00 TL ve 18.06.2018 tarihinde 310.000,00 TL olmak üzere toplam 500.000,00 TL ödeme yaptığını, davacı davalı şirkete ödeme yaptıktan sonra, davalı şirketin Sermaye Piyasası Kurulu (SPK)'na sermaye artırımı için...

Karar Metni

T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/804 Esas KARAR NO : 2021/187

DAVA : İtirazın İptali (Sermaye Artırımı Katılım Bedelinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/10/2019 KARAR TARİHİ : 25/02/2021 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Sermaye Artırımı Katılım Bedelinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan 09/10/2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin... alım satım işi ile iştigal ettiğini, davalı şirket yetkililerinin iknası üzerine Sermaye Piyasası Kanunu'na tabi halka açık bir şirket olan davalı şirketin yapacağı sermaye artırımına katılmak üzere, 01.06.2018 tarihinde 70.000,00 TL, 06.06.2018 tarihinde 100.000,00 TL, 08.06.2018 tarihinde 20.000,00 TL ve 18.06.2018 tarihinde 310.000,00 TL olmak üzere toplam 500.000,00 TL ödeme yaptığını, davacı davalı şirkete ödeme yaptıktan sonra, davalı şirketin Sermaye Piyasası Kurulu (SPK)'na sermaye artırımı için başvurduğu, ancak SPK'nın sermaye artırımı başvurusunu reddettiğini, davalı şirketin... açıklamasında davacıya olan 500.000,00 TL muaccel borç karşılığında sermaye koyma borçlarından mahsup edileceğinin belirtildiğini, davacının yatırmış olduğu tutarların kendisine ödenmesi için defalarca talep etmesine rağmen ödeme yapılmayınca İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında icra takibi başlattığı, davalı tarafça bu takibe itiraz edildiği, arabuluculuk görüşmesinde anlaşma sağlanamadığını, davalının itirazlarının haksız olduğunu, davalının zaman kazanmak amacıyla itiraz ettiğini, davalının kayıtlarında davacının alacaklı olduğuna ilişkin kayıtların mevcut olduğunu, davalının Kamuyu Aydınlatma Platformu (KAP)'ta yapmış olduğu açıklamalarda davacının şirketten muaccel alacağı olduğunu belirttiğini, davalının yaptığı faize itirazı da kabul etmedikleri, ödenen tutarların gününden itibaren yasal faiz işletildiği, diğer ücretlerin tamamının yasal ücretler olduğunu beyanla davalının yapmış olduğu haksız itirazın iptali ile takibin devamına, itirazın haksız olması sebebiyle % 20 icra inkar itirazına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili tarafından sunulan 09/01/2020 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının muaccel bir alacağı bulunmadığı gibi halen yürürlükte olan bir sözleşmeye dayalı olarak açılan davanın dava şartı eksikliği gözetilerek reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın, dava dilekçesinde de ifade edildiği üzere, kendi özgür iradesi ile tahsisli sermaye artırımına katılmak suretiyle halka açık olarak borsada işlem gören müvekkil şirkete yatırım yaptığını, taraflar arasındaki bu yatırım ilişkisinde herhangi bir vade belirlenmediği gibi işin niteliği gereği bu yatırım işleminin dava dışı Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından onaylanması gerektiğinden kesin vade niteliğinde bir tarih belirlenmesinin mümkün olmadığını, davalının kendi üzerine düşen yükümlülüğü yerine geti...