Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2021/224 · K. 2021/388
Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2021/224 K. 2021/388

E. 2021/224K. 2021/38826 Mayıs 2021
çek iptaliiptal davasıiptal kararımenfi tespitödeme yasağıtakastespit davasıyerleşim yeriiade
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin çek hesabının bulunduğu ... Bankası İstanbul Şubesine ait 05.04.2021 keşide tarihli 120.000-TL bedelli ... seri numaralı çekin takas yolu ile sorulması üzerine çekten haberdar olunduğunu, dilekçe ekinde sundukları çek altındaki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, şirketi temsil ve ilzama yetkili olan kişinin imza sirkülerinin de dilekçe ekinde sunulduğunu, çıplak gözle dahi bakıldığında, çek altındaki imza ile imza sirkülerindeki imzların birbiri ile ilgisinin olmadığının, tamamen farklı kişilere ait olduğunun görüldüğünü, çek altındaki imzanın, şirket yetkilisine ait olmadığı gibi, müvekkilin şirketin bilgisi ve rızası hilafına tanzim edilip doldurulduğunu ve imza edildiğini, çekte hamil görünen taraf ile...

Karar Metni

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/224 KARAR NO : 2021/388 DAVA : Çek İptali DAVA TARİHİ : 05/04/2021 KARAR TARİHİ : 26/05/2021 Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin çek hesabının bulunduğu ... Bankası İstanbul Şubesine ait 05.04.2021 keşide tarihli 120.000-TL bedelli ... seri numaralı çekin takas yolu ile sorulması üzerine çekten haberdar olunduğunu, dilekçe ekinde sundukları çek altındaki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, şirketi temsil ve ilzama yetkili olan kişinin imza sirkülerinin de dilekçe ekinde sunulduğunu, çıplak gözle dahi bakıldığında, çek altındaki imza ile imza sirkülerindeki imzların birbiri ile ilgisinin olmadığının, tamamen farklı kişilere ait olduğunun görüldüğünü, çek altındaki imzanın, şirket yetkilisine ait olmadığı gibi, müvekkilin şirketin bilgisi ve rızası hilafına tanzim edilip doldurulduğunu ve imza edildiğini, çekte hamil görünen taraf ile müvekkili şirketin ticari ilişkisinin mevcut olduğunu, çekin şirket tarafından verildiğinden ve imza edildiğinden şirket yetkilisinin bilgisinin bulunmadığını, çekin kötü niyetli kişiler tarafından bankaya ibrazı halinde telafisi mümkün olmayacak zararların doğmaması adına öncelikle ödeme yasağı kararı verilmesini ve çekin iptali'ne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : Dava, TTK'nun 818/s maddesi yollaması ile aynı kanunun 757 ve devamı maddelerine dayanan çek iptali talebinden ibarettir. Yargıtay 11 Hukuk Dairesinin 29/05/2006 gün ve 2005/57755 -2006/6299 sayılı kararında; TTK nın 669 ve devamı maddelerine dayanarak çek iptali davası açmak hakkının sadece lehtar ve hamile tanındığı vurgulanmıştır. TTK nın 757 maddesine göre '' iradesi dışında poliçe elinde çıkan kişi , ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki Asliye Ticaret Mahkemesinden, muhatabın poliçeyi ödemekten men edilmesini isteyebilir. '' Bu nedenle, hem yasal düzenlemedeki açıklık hem de geçerliliğini sürdüren istikrarlı Yargıtay uygulaması dikkate alındığında, keşidecinin çek iptali davası açmasına yasal olanak bulunmadığı kabul edilmedir. Keşideci - hesap sahibinin kaybettiği, çaldırdığı yada benzer şekilde elinde çıkan çek veya çek yaprağı ile ilgili olarak kendisinden talepte bulunulması halinde, hak iddia edene karşı menfi tespit davası açması mümkün olup, çek keşidecisinin çekin iptali davasını açmakta aktif husumeti bulunmadığından, davanın aktif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan sebep ve gerekçelere göre; 1-Davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, 2-Harç peşin alındığından, ayrıca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının iadesine , Davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta ...

Benzer Kararlar

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2020/419 · K. 2021/132

17 Şubat 2021

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2020/446 · K. 2021/327

21 Nisan 2021

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2020/307 · K. 2021/222

17 Mart 2021

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2020/498 · K. 2021/45

22 Ocak 2021

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2021/217 · K. 2021/270

6 Nisan 2021

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2019/438 · K. 2020/213

4 Mart 2020