Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, ... A.Ş, den olan işçilik alacakları için ....İflas Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına alacak kaydı yapıldığını, ancak müvekkilinin, müflis şirket ... A.Ş, çalışanı olmaması gerekçe gösterilerek 22.05.2015 tarihinde talebinin reddolunduğunu, her ne kadar müvekkili işçi, ... A.Ş, adlı firmaya ait fabrikada çalışıyor gözükse de, aslında bu şirketin ... A.Ş. nin bağlı ortaklığı bulunduğu her iki şirketin ortak ve sahiplerinin aynı şahıslar olduğunu, bağlı ortaklıklardan elde edilen kazanç ve menfaatin gene aynı ortaklar tarafından paylaşıldığını, ana şirket konumundaki ... A.Ş. nin ona bağlı olarak faaliyet gösteren tali şirket niteliğindeki ... A.Ş. den sağlanan gelire ve kâra ortak olduğuna göre, nimet ve külfette eşitlik ilkesi...
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2015/605 KARAR NO : 2021/225 DAVA : Kayıt Kabul DAVA TARİHİ : 16/05/2015 KARAR TARİHİ : 17/03/2021
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, ... A.Ş, den olan işçilik alacakları için ....İflas Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına alacak kaydı yapıldığını, ancak müvekkilinin, müflis şirket ... A.Ş, çalışanı olmaması gerekçe gösterilerek 22.05.2015 tarihinde talebinin reddolunduğunu, her ne kadar müvekkili işçi, ... A.Ş, adlı firmaya ait fabrikada çalışıyor gözükse de, aslında bu şirketin ... A.Ş. nin bağlı ortaklığı bulunduğu her iki şirketin ortak ve sahiplerinin aynı şahıslar olduğunu, bağlı ortaklıklardan elde edilen kazanç ve menfaatin gene aynı ortaklar tarafından paylaşıldığını, ana şirket konumundaki ... A.Ş. nin ona bağlı olarak faaliyet gösteren tali şirket niteliğindeki ... A.Ş. den sağlanan gelire ve kâra ortak olduğuna göre, nimet ve külfette eşitlik ilkesi gereğince, tali şirketin borçlarından da birlikte sorumlu olmaları gerektiği adalet ve hakkaniyete uygun düşeceğini, öte yandan, şirketlerin sınırlı sorumluluğu ilkesi ticari ilişki içerisinde bulundukları gerçek ve tüzel kişilere karşı getirilen bir kural olduğunu, oysa müvekkilleri ile borçlu şirketler arasındaki ilişki işçi-işveren arasında oluşan "hizmet akdi" ilişkisinden kaynaklandığını, bu tür uyuşmazlıklarda 1475 sayılı iş kanunu ve iş mevzuatı kuralları uygulandığını, Ticaret Kanunu yahut o kanunla ilgili mevzuat hükümleri uygulama yeri bulmadığını, hizmet akdiyle işe başlayan işçinin, işe başladığı şirketin sermayesini bilmesi yahut şirketin aktif ve pasiflerini araştırıp bulması ve ileride çıkması muhtemel hak kayıplarını ne şekilde telafi edileceğini öğrenmesi ve buna göre işin başından işi kabul veya reddetmesinin hayatın olağan akışına uygun düşmediğini, dolayısıyla da külfetine katlanmasının da kendisinden beklenemeyeceğinin dikkatlerden kaçmayacağını, öte yandan tali şirketin borçlarından kurtulmak için, ana şirkete yahut diğer tali şirkete (... A.Ş,) mal kaçırılmasının da, kanun tarafından himaye görmeyeceğinin de gözden uzak tutulmaması gerektiğini, özünde, tek bir şirketin mal varlığına (külliyen) dahil olan alacak ve borçlardan biçimsel olarak farklı tüzel kişilik statüsüne sığınılmak suretiyle ödeme kabiliyeti bulunmayan şirketi borçlarından mesul tutmak " bir hakkın kötüye kullanılması" ndan başka bir şey ifade etmemesi gerektiğini, birbirine bağlı işletmeler topluluğunda, ayni seviyedeki kardeş şirketler arasında "İktisadi bütünlük" bulunduğu için birinin borçlarından diğerinin sorumlu olması ve böylece perdelemeye müsaade edilmemesi "hakkın teslimi için" zorunlu görülmesi gerektiğini, Yargıtay 9, Hukuk Dairesinin 27.06.2011 T. 2011/30349E. 2011/19150 K., Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 15.05.2006 T. 2005/8774E, 5232/K. Sayılı ilamlarından bahsetmiş, aralarında organik bağ bulunan davalı ... A.Ş. ile...