DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/10/2018 KARAR TARİHİ : 21/10/2020 Mahkememizde görülen menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ İDDİA: Davacı vekili, davalı tarafından başlatılan icra takibine konu çekin müvekkilinin müşterisi dava dışı ... 'dan alındıktan sonra kaybolduğunu, ... ATM 2018/... esas sayılı dosyası ile çek iptali davası açıldığını ve ödeme yasağı kararı alındığını, söz konusu çekte bulunan imzanın müvekkiline ait olmadığını, kaldı ki gerek davacı hamil gerekse de diğer cirantalarla herhangi bir ticari alışverişin söz konusu olmadığını beyanla, ... İcra Müdürlüğünün 2018/... esas sayılı dosyası ile yapılan takipten dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini, takip kötü niyetli yapıldığından davalının asgari %20 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı tarafa...
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/989 Esas KARAR NO : 2020/635 DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/10/2018 KARAR TARİHİ : 21/10/2020
Mahkememizde görülen menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ İDDİA: Davacı vekili, davalı tarafından başlatılan icra takibine konu çekin müvekkilinin müşterisi dava dışı ... 'dan alındıktan sonra kaybolduğunu, ... ATM 2018/... esas sayılı dosyası ile çek iptali davası açıldığını ve ödeme yasağı kararı alındığını, söz konusu çekte bulunan imzanın müvekkiline ait olmadığını, kaldı ki gerek davacı hamil gerekse de diğer cirantalarla herhangi bir ticari alışverişin söz konusu olmadığını beyanla, ... İcra Müdürlüğünün 2018/... esas sayılı dosyası ile yapılan takipten dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini, takip kötü niyetli yapıldığından davalının asgari %20 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı tarafa çıkarılan dava dilekçesi bila dönmüşse de sicil adresine TK 35'e göre tebligat yapıldığı gibi ön inceleme duruşması da tebliğ edilmiştir. davaya yanıt vermemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuksal niteliği itibariyle, sahte imza iddiası ile takibe konu çekin davacı yönünden bedelsiz kaldığı iddiası ile menfi tespit istemine ilişkindir. Takibe konu çekin incelenmesinde, 30.000,00-TL bedelli çekin arka yüzünde lehtar ciranta sıfatıyla kaşesi üzerinde imzasının bulunduğu ve davacı hamile gelene kadar 3 cirantadan daha geçerek çekin tedavül ettiği, keşide tarihine nazaran süresinde davacı tarafından ibraz edilerek çekin arkasının yazdırıldığı ve kambiyo takibine başlanıldığı anlaşılmaktadır. Sahte imza mutlak def'i olup herkese karşı ileri sürülebilecek savunmalardandır. Bir başka deyişle, sahte imza sabit olduğu takdirde davalının iyi niyetli iktisap savunması dinlenmez. Keşide tarihinden öncesine yönelik davacı şirket temsilcilerine ait resmi kurumlar noterlik ve banka nezdinde atılmış samimi ıslak imza asılları temin edilerek çek aslı ile birlikte ATK'ya gönderilmiştir. Kurum tarafından düzenlenen 07/10/2019 tarihli rapor uyarınca çekin arka yüzündeki lehtar ciranta imzasının davacı şirket temsilcileri ... 'ın eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği belirtilmiştir. Yerleşmiş Yargıtay uygulamalarına göre kuvvetli dahi olsa ihtimale dayalı sonuç bildiren imza incelemesi raporları borçluyu bağlamaz. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2018/1294 Esas, 2019/4362 Karar sayılı, 16/09/2019 günlü emsal içtihadı) Bir başka söyleyişle, bu tarz ihtimale dayalı raporlar borçlu lehine değerlendirilecektir. Yani, şüpheden davacı şirket yararlanacaktır. Buna göre lehtar ciranta imzasının davacıya ait olmadığının kabulü gerekmiştir. Davalı aleyhine kötü niyet tazminatı istenmişse de, alacaklı firma hamil sıfatıyla çekin 3. kişi bir başka firmadan ciro yoluyla devraldığı anlaşıldığından kötü niyeti tespit edilemediğinden reddi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; Davanın KABULÜ ile;...