DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/05/2017 KARAR TARİHİ : 12/02/2019 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin vermiş olduğu 04.05.2017 tarihli dilekçesinde özetle; "Müvekkili ile davalı şirket arasında süre gelen ticari ilişki neticesinde, müvekkilinin cari hesap ve faturalardan kaynaklı olarak davalıdan alacaklı olduğunu, ancak borçlunun borcunu ödemekten kaçınması sonucunda ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla icra takibinin başlatıldığını, borçlu tarafın ise başlatılmış bulunan bu icra takibine haksız itirazda bulunduğunu, davalı şirket tarafından ilgili icra dairesine yapılmış bulunan bu itirazın hukuki bir dayanağının olmadığının açık bir şekilde görüldüğünü, borçlunun haksız olarak yapmış olduğu bu itirazın kendilerine...
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/426 Esas KARAR NO : 2019/135 Karar
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/05/2017 KARAR TARİHİ : 12/02/2019 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin vermiş olduğu 04.05.2017 tarihli dilekçesinde özetle; "Müvekkili ile davalı şirket arasında süre gelen ticari ilişki neticesinde, müvekkilinin cari hesap ve faturalardan kaynaklı olarak davalıdan alacaklı olduğunu, ancak borçlunun borcunu ödemekten kaçınması sonucunda ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla icra takibinin başlatıldığını, borçlu tarafın ise başlatılmış bulunan bu icra takibine haksız itirazda bulunduğunu, davalı şirket tarafından ilgili icra dairesine yapılmış bulunan bu itirazın hukuki bir dayanağının olmadığının açık bir şekilde görüldüğünü, borçlunun haksız olarak yapmış olduğu bu itirazın kendilerine tebliğ olunmadığını, itirazın iptali davasının açılması sürecinin itirazın alacaklıya tebliği ile başladığını, başlatılan icra takibinde ise itirazın taraflarına tebliğ edilmediğini, bu durumda dava açmak için aranılan bir yıllık hak düşürücü sürenin itirazı öğrendikleri tarih esas alınarak belirlenmesinin gerektiğini, müvekkili şirketin vekaletini yeni almış ve icra dosyalarına yeni vekalet sunmaları nedeniyle dosyadan ve dolayısıyla itirazdan henüz haberdar olduklarını, bunun üzerine de huzurdaki davayı açma zorunluluğunun doğduğunu, borca yapılan itirazın hukuki dayanaktan yoksun, farazi ve kötü niyetli olduğunu, kabul edilemeyeceğini borçlu şirket ile müvekkili şirket arasındaki ilişkinin cari hesaptan kaynaklandığını, bu hesaba dayalı yapılan takibin hukuka ve usulüne uygun olduğunu, tarafların ticari defterleri incelendiğinde, işbu cari hesaba dayalı atacağın varlığının kesin olarak ortaya çıkacağını, açıklanan nedenlerle, fazlaya ve sair hususlara ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile borçlunun haksız itirazının iptaline, takibin devamına haksız olarak itiraz eden borçlu şirket aleyhine alacağın %20sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin Mahkememize vermiş olduğu 05.06.2017 tarihli davaya cevap dilekçesinde özetle; Yasaların emredici hükmü gereği davacının dava dilekçesindeki iddia ve beyanlarının ispatla mükellef olduğunu ve buna göre delillerini sunmasının gerektiğini, ancak dava dilekçesi ekinde, davaya konu somut olayı ve taleplerini ispatlayan yeterli belge veya evrakları sunmadığını, davacı tarafın hak düşürücü süre düştükten sonra, davayı ikame ettiğini bu nedenle öncelikle hakkın kötüye kullanılması şeklinde ikame edilen işbu davanın reddini talep ettiklerini, davacı tarafın, dava dilekçesinde verdiği hizmetten bahsetmediğini, salt cari hesap üzerinden alacaklı olduğu şeklinde bi...