Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... ile müvekkilleri arasında akdedilen 28/11/2008 tarihli protokol kapsamında, müvekkillerinin davalı ...'ye borcunun bulunmadığını, aksine alacağının bulunduğunun tespiti ile; protokolün ifa edilmemiş olması nedeniyle her ne nam altında olursa olsun uğradığı ve uğrayacağı bilcümle zararlarını (maddi, manevi, munzam ve sair) ve alacaklarını talep etmek ve fazlaya ilişkin hakları şimdilik saklı kalmak kaydıyla, müvekkillerinin alacağının ve zararının bu aşamada tam ve kesin olarak belirlenmesinin mümkün olmaması nedeniyle, dosya kapsamında edinilecek bilgi ve tahkikat sonucu alacağın ve zararın miktar ve değerinin tam ve kesin olarak belirlenmesi akabinde arttırabilmek üzere, şimdilik 100.00,00 TL.'nin müvekkillerine ödenmesi gereken tarihten itibaren...
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/352 Esas KARAR NO : 2018/1109
DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 20/04/2018 KARAR TARİHİ : 06/11/2018
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... ile müvekkilleri arasında akdedilen 28/11/2008 tarihli protokol kapsamında, müvekkillerinin davalı ...'ye borcunun bulunmadığını, aksine alacağının bulunduğunun tespiti ile; protokolün ifa edilmemiş olması nedeniyle her ne nam altında olursa olsun uğradığı ve uğrayacağı bilcümle zararlarını (maddi, manevi, munzam ve sair) ve alacaklarını talep etmek ve fazlaya ilişkin hakları şimdilik saklı kalmak kaydıyla, müvekkillerinin alacağının ve zararının bu aşamada tam ve kesin olarak belirlenmesinin mümkün olmaması nedeniyle, dosya kapsamında edinilecek bilgi ve tahkikat sonucu alacağın ve zararın miktar ve değerinin tam ve kesin olarak belirlenmesi akabinde arttırabilmek üzere, şimdilik 100.00,00 TL.'nin müvekkillerine ödenmesi gereken tarihten itibaren uygulanacak protokolde kararlaştırılan libor+1 faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılar tarafından HMK'nun 107 maddesine istinaden açılan belirsiz alacak davasında yasanın aradığı şartlar oluşmadığından davanın esasına girilmeksizin usulden reddine karar verilmesini savunmuştur. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Dava, belirsiz alacak davasıdır. Davacılar vekili 30/10/2018 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiklerini bildirmiş, vekilin davadan feragata ilişkin vekaletnamesinde özel yetki bulunduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun feragate ilişkin 307 ve devamındaki maddelerine göre; feragat, davacının, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmaksızın talep sonucundan kayıtsız-şartsız vazgeçmesidir. Hükmün kesinleşmesine kadar yapılabilen feragat, kesin hüküm gibi sonuç doğurur. Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Yukarıda yazılı yasal düzenlemeye göre; davanın, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikteki davalardan olduğu, davacı vekilinin talep sonucundan kayıtsız, şartsız ve tamamen vazgeçtiği, feragat sebebiyle davacı tarafın davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerinden sorumlu olduğu hususu dikkate alınarak aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Ayrıntısı ve Yasal Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle: 1-Davanın feragat nedeniyle reddine, 2-Alınması gerekli 35,90-TL karar harcından 1.707,75-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.671,85-TL fazla harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı taraf vekille temsil olunduğundan yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 6. maddesi uyarınca hesap ve taktir olunan 2.180,00-TL. maktu vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya ve...