Mahkememizde görülmekte olan Yönetim Kayyımı Atanması davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA: Davacı vekili, müvekkili şirketin gıda Tarım, finans endüstriyel ürün sahasında iştigal eden bir şirket olduğunu, davalı şirketin ise, mısır işleyip nişasta glikoz / fruktoz şurupları ve modifiye nişastalar üreten bir şirket olduğunu; davacı şirketin davalı şirkette %50 B grubu hisse sahibi bulunduğunu; davalı şirketin yönetim kurulunun görev süresi 13/04/2018 tarihinde sona ermesine rağmen; pay sahipleri arasında uyuşmazlık bulunduğundan yönetim kurulunun seçilemediğini ve kısa vadede de seçilemeyeceğinin aşikar olduğunu; bu sebeple şirkete yönetim kayyımı atanması gerektiğini; hali hazırda yönetim süresi sona eren yönetim kurulunca şirketin faaliyetlerine devam edildiğini hatta yetkisiz olmalarına rağmen 63 milyon liralık para transferini gerçekleştirdiklerini; bu nedenle kayyım...
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/1310 Esas KARAR NO : 2019/221 DAVA : Yönetim Kayyımı Atanması DAVA TARİHİ: 07/11/2018 KARAR TARİHİ: 28/02/2019 Mahkememizde görülmekte olan Yönetim Kayyımı Atanması davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA: Davacı vekili, müvekkili şirketin gıda Tarım, finans endüstriyel ürün sahasında iştigal eden bir şirket olduğunu, davalı şirketin ise, mısır işleyip nişasta glikoz / fruktoz şurupları ve modifiye nişastalar üreten bir şirket olduğunu; davacı şirketin davalı şirkette %50 B grubu hisse sahibi bulunduğunu; davalı şirketin yönetim kurulunun görev süresi 13/04/2018 tarihinde sona ermesine rağmen; pay sahipleri arasında uyuşmazlık bulunduğundan yönetim kurulunun seçilemediğini ve kısa vadede de seçilemeyeceğinin aşikar olduğunu; bu sebeple şirkete yönetim kayyımı atanması gerektiğini; hali hazırda yönetim süresi sona eren yönetim kurulunca şirketin faaliyetlerine devam edildiğini hatta yetkisiz olmalarına rağmen 63 milyon liralık para transferini gerçekleştirdiklerini; bu nedenle kayyım atanmasının acilen gerçekleştirilmesini; kayyım olarak da hukukçudan, finans uzmanından ve sektörel bir uzmandan oluşan bir heyetin görevlendirilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili; dava dilekçesinde her ne kadar davacı tarafça davanın çekişmesiz yargı işlerinden olduğu bildirilmiş ve diğer pay sahiplerinin dinlenmesine gerek olmaksızın kayyım atanması istenmişse de; bunun Anayasa'ya aykırı olacağını, savunma hakkının yok edilemeyeceğini bildirmiş; şirketin organsız kaldığı ve bu nedenle kayyım atanması şartlarının bulunmadığını, yönetim kurulunun görev süresi sona erdiğinde şirketin yönetimsiz kaldığının söylenemeyeceğini zira yenisi seçilinceye kadar eski yönetim kurulunun görevde olduğunu; şirketin kendiliğinden organsız kalmayacağını; bu nedenle davacının iş bu davayı açmakta hukuki yararınında bulunmadığını; kaldı ki, davacının mahkemeden genel kurulu toplantıya çağırma için talepte bulunma hakkı varken; bu talepden önce yasal prosedürü yerine getirerek toplantıya çağrı izni için başvurmayan davacının, eldeki davayı açamayacağını, iddiaların yersiz olduğunu, şirketin çok ciddi borç ve sorumluluk altına sokulduğuna ilişkin iddiaların yerinde olmadığını; davacının şirketten bilgi alamadığına dair iddialarınında yerinde olmadığını, kaldı ki, bu tür iddiaları varsa şirket kayıtlarının incelenmesi için ve bilgi almak içinde mahkemeden izin isteyebileceğini belirterek; davanın reddine karar verilmesini savunmuş; ayrıca ------ tarihinde genel kurulun zaten toplanacağını, yönetiminde o toplantıda seçileceğini bildirmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, TTK'nun 427/4 maddeye dayalı olarak açılan -------dayalı kayyım atanması talebidir. Dava dilekçesinde açıkça ve sadece 427/4 madde gereğince kayyım atanması talep edilmektedir. Diğer açıklanan hususlar ise durumun aciliyetinin anlaşılması yönünden yapılan izahatlardır. Mahkememizce, davalı şirketin ------- kayıtları getirtilmiş o...