DAVA : Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 13/02/2017 KARAR TARİHİ : 05/11/2018 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/11/2018 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP; Davalının müvekkiline olan borcu için 09/10/2015 keşide ve 09/11/2015 vade tarihli 10.000 TL bedelli senedi keşide edip müvekkiline verdiğini, müvekkili davalı borcu süresinde ödememesi üzerine işbu senedi Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün .... E. Sayılı icra dosyası üzerinden icra takibine konu ettiğini, davalının bir taraftan borcu ödeyeceğini belirtirken diğer yandan imzanın kendisine ait olmadığını belirtmek suretiyle Bakırköy .... İcra Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyası üzerinden imzaya itiraz ettiğini, bu nedenlerle davanın kabulü ile 10.000...
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/141 KARAR NO : 2018/1021
DAVA : Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 13/02/2017 KARAR TARİHİ : 05/11/2018 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/11/2018
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP; Davalının müvekkiline olan borcu için 09/10/2015 keşide ve 09/11/2015 vade tarihli 10.000 TL bedelli senedi keşide edip müvekkiline verdiğini, müvekkili davalı borcu süresinde ödememesi üzerine işbu senedi Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün .... E. Sayılı icra dosyası üzerinden icra takibine konu ettiğini, davalının bir taraftan borcu ödeyeceğini belirtirken diğer yandan imzanın kendisine ait olmadığını belirtmek suretiyle Bakırköy .... İcra Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyası üzerinden imzaya itiraz ettiğini, bu nedenlerle davanın kabulü ile 10.000 TL alacağın 09/11/2015 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP; Talep edilen bedelin ve alacağın zamanaşımına uğradığını, ayrıca müvekkilinin tacir sıfatı bulunmadığından görev ve yetki itirazında bulunduklarını, takibe konu senetteki imzanın taklit edilmek suretiyle müvekkiline ait olmadığını, haksız ve kötü niyetli davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER VE DEĞERLENDİRİLMESİ; Dava kambiyo senetlerinden kaynaklanan alacak davasına ilişkindir. İş bu davadaki gibi senede karşı mutlak defiler senede hamil olan herkese karşı ileri sürülebilir. Senedin hükümsüzlüğünü gerektiren defiler senet ve eklentilerinden anlaşılsın anlaşılmasın senedin hükümsüz sayılmasını gerektiren defilerdir. Bu defilerin bir kısmı mutlak, bir kısmı nispi (kişisel) defi niteliğindedir. Hangisinin mutlak, hangisinin nisbi defi sayılacağı, görünüşe itimat (güven), iyiniyet ilkesiyle, kambiyo senetlerine ilişkin işlemlerdeki emniyetin korunması ilkelerinden hangisine öncelik tanınacağı sorunuyla ilgilidir. Bu iki çıkarın karşılıklı olarak çatıştığı bazı durumları yasa yapıcı özel olarak ele alıp hangi çıkarın korunacağını kendisi (örneğin; TTK. mad. 571/II, 592, BK. mad. 18/II, 505/II, TMK. mad. 990 da olduğu gibi) düzenlemiştir. Kanunda öngörülüp açık bir hükümle düzenlenen bu durumların dışında gerek doktrinde ve gerekse de uygulamada imzanın sahte olması, senet metninde sahtekarlık (tahrifat) yapılmış olması, borçlunun borçlanma ehliyetinin bulunmaması, senette zorunlu şekil koşullarının bulunmaması, imza sahibinin temsil yetkisinin bulunmaması, senedin zamanaşımına uğramış bulunması vb. defiler senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak defi olarak kabul edilmektedir. Bu nedenledir ki, borçlunun hamil/alacaklıya karşı senet metninde sahtekarlık (tahrifat) iddiası mutlak defidir ve mahkemece bu iddia incelenmelidir. (Hukuk Genel Kurulunun 04.03.2015 gün ve 2013/19-1746 E., 2015/896 K.) Da...