DAVA : Tazminat (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/03/2016 KARAR TARİHİ : 29/01/2019 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 22/03/2016 tarihli dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 03/11/2008 tarihinden bu yana faktoring faaliyeti gösteren bir şirket olduğunu, 14/03/2016 günü ... Bankası ... Şubesinden arandığını ve ... Bankası ... Şubesi tarafından müvekkili şirket yönetim kurulu başkanı ... hakkında kanuni takipte kredisinin bulunduğu bilgisinin verildiğini, bunun üzerine 14/03/2016 tarihinde davalı banka çalışanı ile görüşüldüğünü, ayın 16 sında da durumun düzeltildiği bilgisini aldıklarını, bu durumun müvekkili açısından yüksek risk oluşturduğunu, ticari itibarlarının zedenlendiğini ve manevi zarara uğradıklarını beyan ile 20.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava...
T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/36 Esas KARAR NO : 2019/52
DAVA : Tazminat (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/03/2016 KARAR TARİHİ : 29/01/2019
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 22/03/2016 tarihli dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 03/11/2008 tarihinden bu yana faktoring faaliyeti gösteren bir şirket olduğunu, 14/03/2016 günü ... Bankası ... Şubesinden arandığını ve ... Bankası ... Şubesi tarafından müvekkili şirket yönetim kurulu başkanı ... hakkında kanuni takipte kredisinin bulunduğu bilgisinin verildiğini, bunun üzerine 14/03/2016 tarihinde davalı banka çalışanı ile görüşüldüğünü, ayın 16 sında da durumun düzeltildiği bilgisini aldıklarını, bu durumun müvekkili açısından yüksek risk oluşturduğunu, ticari itibarlarının zedenlendiğini ve manevi zarara uğradıklarını beyan ile 20.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevabında, davacının tarafç sıfatının bulunmadığını, dava dilekçesindeki mevzuların davacı şirket ile değil ... ile ilişkili olduğunu, davacının her hangi bir zararının bulunmadığını, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, davacının kişilik haklarına her hangi bir saldırıda bulunulmadığını beyan ile davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Dava, davacı şirket yönetim kurulu başkanı hakkındaki kanuni takip girişi yapılması nedeni ile manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı dava dilekçesinde, davalı şirketin müvekkili şirket yönetim kurulu başkanı hakkında ticari krediden dolayı bankalar birliği merkezine takip girişinde bulunulduğunu, bundan dolayı şirketlerinin manevi olarak zarar gördüğünü beyan ile bu zararın tazminini talep etmiştir. Davalı ise davacının taraf sıfatı olmadığından, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dosyada bulunan ticaret sicil kaydı örneğinden, dava dışı ...'in davacı şirket yönetim kurulu başkanı olduğu görülmüştür. Mahkememizce verilen 2016/319 esas, 2016/1048 karar sayılı 03/01/2017 tarihli kararda "...dava, davacı şirketin yönetim kurulu başkanına yönelik bankalar birliği merkezine takip girişi işleminden dolayı davacı şirketin uğradığı manevi zararın tazminine ilişkin olup, dosyaya sunulan Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi kayıt örneklerinden işlemin davacı şirketin yönetim kurulu başkanı hakkında olduğu, bu nedenle açılmış olan manevi tazminat davasında davacı şirketin taraf ehliyeti (aktif husumet yetkisi) bulunmadığından, davacının davasının reddine..." karar verilmiş olup, mahkememizce verilen karar, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 2017/529 esas, 2017/875 karar sayılı 27/12/2017 tarihli ilamında "...davacı şirketin, dava dışı yönetim kurulu başkanının uğradığı manevi zararı değil, davacı şirket tüzel kişiliğinin uğradığını iddia ettiği manevi zararı talep ettiği, şirketin kendi zararını istediğine göre aktif dava ehliyetinin bulunmadığından söz edilemeyeceği, mahkemece tarafların ...