Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan açık yargılama sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu 23/02/2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı şirketten 23/03/2015 tarihli borç tasfiye protokolü kapsamında toplam 9.162.505,43-USD tutarında muaccel alacağı bulunduğunu, söz konusu alacağın halen ödenmediğini, davalı şirketin 17/02/2017 tarihinde yapmış olduğu genel kurul toplantısında şirketin fesih ve tasfiyesine karar verildiğini, söz konusu kararı müvekkilinin alacağını önlemeye yönelik olduğunu, bu nedenlerle müvekkili şirketin mağduriyetine sebebiyet verecek iş bu kararın mutlak butlan ile batıl olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde ve yargılama aşamasındaki beyanlarında özetle; davacı tarafın iddialarının doğru olmadığını,...
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/214 Esas KARAR NO : 2018/1293
DAVA : Ortaklar Kurulunun Kararının İptali DAVA TARİHİ : 23/02/2018 KARAR TARİHİ : 21/11/2018 KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 22/11/2018 Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan açık yargılama sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu 23/02/2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı şirketten 23/03/2015 tarihli borç tasfiye protokolü kapsamında toplam 9.162.505,43-USD tutarında muaccel alacağı bulunduğunu, söz konusu alacağın halen ödenmediğini, davalı şirketin 17/02/2017 tarihinde yapmış olduğu genel kurul toplantısında şirketin fesih ve tasfiyesine karar verildiğini, söz konusu kararı müvekkilinin alacağını önlemeye yönelik olduğunu, bu nedenlerle müvekkili şirketin mağduriyetine sebebiyet verecek iş bu kararın mutlak butlan ile batıl olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde ve yargılama aşamasındaki beyanlarında özetle; davacı tarafın iddialarının doğru olmadığını, davacının belirtmiş olduğu alacağın taşınaz ipoteği ile teminat altına alındığını, şirket genel kurulu kararının 3.kişiler tarafından iptalinin istenmesi koşullarının gerçekleşmediğini, aynı mahiyette açılan Bakırköy ..... ATM .... esas sayılı dosyasında talebin reddine karar verildiğini, bu nedenlerle yasal dayanağı bulunmayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Ticaret Sicil Memurluğuna yazılan müzekkere sonucunda dava konusu yapılan karara ilişkin sicil gazetesi gönderilmiş, kararın tetkikinde davalı şirket genel kurul tarafından yapılan 17/02/2017 tarihli toplantıda şirketin fesih ve tasfiyesine oy birliği ile karar verildiği ve kararın da ilan edilerek tescil edildiği anlaşılmıştır. Her ne kadar davacı taraf alacağından bahisle davalı şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkin genel kurul kararının hükümsüzlüğünün tespitini talep etmiş ise de, söz konusu kararın mutlak butlan ile sakat olduğu hususunda dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı, sırf davalı şirketten alacaklı olduklarından bahisle genel kurul kararının iptalinin istenemeyeceği, nitekim şirketin tasfiyesi sonucunda davacı tarafın alacağı da mevzuat kapsamında ödenebileceği, bu bağlamda alacaklı olduklarından bahisle soyut iddialarla dava konusu yapılan genel kurulun kararının hükümsüzlüğünün tespitinin istenemeyeceği mahkememizce değerlendirilmiştir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafın davalı şirketten olan alacağının mevzuat kapsamında ilgili mercilere müracaat ederek tahsil etme imkanı bulunduğu, tasfiye sürecine giren şirketin tüzel kişiliğinin halen devam ettiği, davacı tarafın şirketin mal varlığına müracaat ederek alacağını tahsil etme imkan ve olasılığının bulunduğu, sırf alacak nedeniyle genel kurul kararının mutlak butlan ile batıl olduğunun tespitinin istenemeyeceği, kaldı ki davacı tarafın alacak dışında genel kurul kararının hükümsüz olduğuna ...