Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin davalı aleyhine İstanbul Anadolu ---- İcra Dairesinin --- Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlattığını ve açılan icra takibine davalının itiraz ettiğini, bu nedenlerle davanın kabulü ile davalıların itirazının iptaline, takibin devamına, davalıların %20 icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İstanbul Anadolu --- Asliye Hukuk Mahkemesi'nin --- E. --- K. Sayılı kararıyla davanın görev yönünden reddine karar verilerek dosya mahkememize gönderilmiştir. Somut olayda uyuşmazlık, 6102 Sayılı TTK'nun 1472(6762 Sayılı TTK'nun 1301.) maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın haksız fiile sebebiyet veren davalıdan...
T.C. İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2018/262 KARAR NO : 2018/209
DAVA : İTİRAZIN İPTALİ DAVA TARİHİ : 28/02/2018 KARAR TARİHİ : 09/03/2018
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin davalı aleyhine İstanbul Anadolu ---- İcra Dairesinin --- Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlattığını ve açılan icra takibine davalının itiraz ettiğini, bu nedenlerle davanın kabulü ile davalıların itirazının iptaline, takibin devamına, davalıların %20 icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İstanbul Anadolu --- Asliye Hukuk Mahkemesi'nin --- E. --- K. Sayılı kararıyla davanın görev yönünden reddine karar verilerek dosya mahkememize gönderilmiştir. Somut olayda uyuşmazlık, 6102 Sayılı TTK'nun 1472(6762 Sayılı TTK'nun 1301.) maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın haksız fiile sebebiyet veren davalıdan (işleten veya sürücüden) rücuen tahsili isteminden ibarettir. 6100 sayılı HMK'nin 2. maddesine göre, dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevli olduğu belirtilmiştir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/I maddesinde de, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı açıkça düzenlenmiştir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 22.03.1944 tarih ve 37 esas 9 karar RG 03.07.1944 sayılı kararında bu husus sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur. şeklinde vurgulanmaktadır. Davacı sigorta şirketi olup, uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Davacıya kasko sigortalı araç ve davalı tarafa ait araç özel otomobil olup, araç işletenleri de gerçek kişilerdir. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup mahkemece resen gözetilmesi gerekmektedir. Dava, 6102 sayılı TTK'nun yürürlüğe girmesinden sonra açılmıştır. Uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. (Aynı doğrultudaki içtihatlar: Yarg. 17. H.D. 09/03/2016 T. 2015/15199 E. 2016/2972 K.; Yarg. 20. H.D. 06/10/2016 T. 2016/9054 E. ...