Mahkememizde görülmekte olan Sözleşmenin İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalının Avrupa'da işlettiği kendi mağazaları ile ilişkili olduğu zincir mağazalara perakendeci olarak girerek ürün satışı yapabilmek amacıyla dava konusu "...-2013" başlıklı sözleşmeyi imzaladığını, sözleşme ile davalının kendi çatısı altındaki tüm yerel ve diğer ülke satıcılarıyla iletişim ve koordinasyon sağlayarak davacının ürettiği ürünlerin grup marketlerinde satışının yapılabilmesi için ticari amaçlı bağlantı kurulmasını taahhüt ettiğini ve karşılığında anlaşma ve bağlantı sağladığı perakende pazarına girişi yapılır ise buradaki satışlardan %5 oranında aracılık/komisyon ücreti ödeneceğinin kararlaştırıldığını, sözleşmenin imzası esnasında davacının hali hazırda Türkiye ve Filipinler pazarlarındaki mağazalarda yer...
T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARARIDIR ESAS NO : 2015/895 KARAR NO : 2018/587 DAVA : Sözleşmenin İptali DAVA TARİHİ : 28/08/2015 KARAR TARİHİ : 03/05/2018 Mahkememizde görülmekte olan Sözleşmenin İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalının Avrupa'da işlettiği kendi mağazaları ile ilişkili olduğu zincir mağazalara perakendeci olarak girerek ürün satışı yapabilmek amacıyla dava konusu "...-2013" başlıklı sözleşmeyi imzaladığını, sözleşme ile davalının kendi çatısı altındaki tüm yerel ve diğer ülke satıcılarıyla iletişim ve koordinasyon sağlayarak davacının ürettiği ürünlerin grup marketlerinde satışının yapılabilmesi için ticari amaçlı bağlantı kurulmasını taahhüt ettiğini ve karşılığında anlaşma ve bağlantı sağladığı perakende pazarına girişi yapılır ise buradaki satışlardan %5 oranında aracılık/komisyon ücreti ödeneceğinin kararlaştırıldığını, sözleşmenin imzası esnasında davacının hali hazırda Türkiye ve Filipinler pazarlarındaki mağazalarda yer aldığını, bu nedenle bu pazarlara giriş için davalı tarafın hiçbir aracılık hizmeti olmadığını, bahsi geçen sözleşmede davacıya fesih hakkı verilmediğini, her ne kadar sözleşme 01/01/2013-31/12/2015 tarihleri arasında gözükse de davalı tarafından feshedilmediği müddetçe bir yıl daha uzadığını, bu çerçevede davacının fesih hakkı bulunmadığını ve ancak mahkemeden talep edebilme imkanı bulunduğunu, ayrıca sözleşmenin davalı tarafça önceden tek yanlı olarak soyut ve genel nitelikte ve sadece ingilizce olarak hazırlanarak davacıya gönderildiğini, fesih hakkı ve zaten çalışılan ülkelerin listeden çıkartılması gibi hiçbir değişiklik taleplerinin kabul edilmediğini, davacının önceden hazırlanmış ve önüne konulan sözleşmenin içeriğine hiçbir şekilde etki edemediğini hiçbir konunun pazarlık konusu yapılmadığını, üç yıldır davalı tarafın hakim olduğu pazarların hiçbirine giremeyen davacının süresiz bir şekilde bahse konu sözleşme ile bağlı olmak istemediğini, ayrıca davalının zaten çalışılan Türkiye ve Filipin pazarı içinde komisyon/aracılık ücreti tahakkuk ettirmeye çalıştığını, bu durumun açıkça hakkın kötüye kullanımı olduğunu, sözleşmenin 2.sayfasının 3.1 nolu başlığında sözleşmenin 01/01/2013-31/12/2015 tarihleri arasında geçerli olacağı, davalı tarafından yazılı bir şekilde feshedilmediği taktirde otomatikman 1 yıl daha uzayarak sonraki yılı da kapsayacağının belirtildiğini, her ne kadar sözleşmenin 5.sayfasının 4 nolu başlığı altında tarafların fesih hakkı konusunda bir takım düzenlemeler yapılmış ise de burada taraflardan birinin yükümlülüğünü yerine getirmemiş olması halinde diğer tarafın buna dayanarak fesih bildiriminde bulunmasının yer aldığını, sözleşmenin kapsam itibarı ile bağlantı oluşturmak üzerine olduğu için davalı tarafın hiçbir kesin sonuç taahhüdü bulunmadığını, bu nedenle bu maddenin davalı aleyhine uygulanabilirliği olmadığını, Borçlar Kanunu md.20 ve devamında açıkça genel işle...