Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonucunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili karşı dava olarak açtığı dava dilekçesinde özetle; davalının Noter kanalı ile 23/01/2013 tarihli ihbarnameyi göndererek taraflar arasındaki 24/04/2012 tarihli sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğini, davalının fesih ihbarında, taraflar arasındaki sözleşmeye konu hizmetin ( chek-up hizmeti satılması) ... Genel Müdürlüğü tarafından reklam faaliyeti (talep oluşturmaya yönelik faaliyet) olarak nitelendirildiğini ve reklam faaliyetinin yasak olduğunun hatırlatıldığını ifade ettiğini, taraflar arasındaki sözleşmeye devam ederse cezai müeyyidelere maruz kalabileceğini gerekçe göstererek taraflar arasındaki sözleşmenin " haklı sebebe binaen derhal feshedildiğini " ihbar ettiğini, davalının taraflar arasındaki 24/04/2012 tarihli...
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2016/1095 Esas KARAR NO : 2018/105
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/11/2016 KARAR TARİHİ : 07/02/2018
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonucunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili karşı dava olarak açtığı dava dilekçesinde özetle; davalının Noter kanalı ile 23/01/2013 tarihli ihbarnameyi göndererek taraflar arasındaki 24/04/2012 tarihli sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğini, davalının fesih ihbarında, taraflar arasındaki sözleşmeye konu hizmetin ( chek-up hizmeti satılması) ... Genel Müdürlüğü tarafından reklam faaliyeti (talep oluşturmaya yönelik faaliyet) olarak nitelendirildiğini ve reklam faaliyetinin yasak olduğunun hatırlatıldığını ifade ettiğini, taraflar arasındaki sözleşmeye devam ederse cezai müeyyidelere maruz kalabileceğini gerekçe göstererek taraflar arasındaki sözleşmenin " haklı sebebe binaen derhal feshedildiğini " ihbar ettiğini, davalının taraflar arasındaki 24/04/2012 tarihli sözleşmeyi haklı sebebe istinaden derhal tek taraflı olarak feshedebilmesi için müvekkili şirkete bir kusur isnad edilmesi gerektiğini ancak davalının da kabul ettiği gibi müvekkilinin sözleşmenin sona ermesine sebep olacak hiçbir kusurunun olmadığını, dolayısıyla davalının haklı sebeple sözleşmeyi feshetme hakkı olmadığını, ... Genel Müdürlüğü'nün taraflar arasındaki sözleşmeye konu hizmeti reklam faaliyeti olarak nitelendirmesinin ve reklam faaliyetinin yasak olduğunu hatırlatmasının da davalı tarafından haklı fesih sebebi olarak kullanamayacağını, ... Genel Müdürlüğü'nün yazısında bahsettiği mevzuatı davalının bildiğini, mevzuata aykırı bir sözleşme yapmış ise bu durumun kendi kusurundan kaynakladığını ve kendi kusuruna dayalı olarak da sözleşmeyi feshedemeyeceğini, müvekkilinin bu fesih sebebiyle oluşan tüm zararlarını tazmin etmesi gerektiğini, davalının sözleşmenin feshinden sonra bir yıl daha hizmet verme yükümlülüğünün bulunduğunu, bu yükümlülüğüne de aykırı davrandığını, davalının fesihten sonra check-up hizmeti vermemesi nedeniyle bu hizmeti satın alan müşterilerinin müvekkilinden paralarını istediklerini, davalının gerek haksız feshi gerekse de fesihten sonraki yükümlülüklerine aykırı davranması nedeniyle müvekkilinin büyük zarara uğradığını, sözleşmenin haksız ve derhal feshedilmesi sebebiyle oluşan kar kaybı, müşterilere geri ödemek zorunda kalınan bedeller, sözleşmenin devamına güvenerek yapılan yatırımlar ve sözleşmenin sona ermesi sonrasında işçilere ödenmek zorunda kalınan ücretler, kira bedelleri, aylık kira bedeli ve sair ödemelerin müvekkilinin bu konuda uğradığı zararlardan bazıları olduğunu, 2013 yılının Ocak ayında müvekkili nezdinde 60 kişi çalıştığını, 23/01/2013 tarihli fesih ihbarnamesinden sonra çalışan işçi sayısının takip eden ayda 36'ya düştüğünü, bu işçilerin davalının sözleşmeyi feshetmesi sebebiyle işten çıkarıldığını ve dolayısıyla da bu işçilere ödenen...