Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan), İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili beyanlarında ; davacının dışı dışı .... Ltd. Şti. nin ortağı olduğunu, bu şirketin beş ayrı çerçeve sözleşme kapsamında davalı bankadan krediler kullandığını, diğer davalılar yanında davacının da bu kredi sözleşmelerine kefil olduklarını, tüm kefillerin sözleşme limitleri kapsamında borcun tamamından sorumlu olduklarını, dava dışı şirketin taahhütlerine uymaması sebebiyle kredi hesabının kat edildiğini, ancak bugüne kadar yapılmış bir ödeme bulunmadığını, davalı bankanın icra takibi başlattığını, davacının daha önce bankaya verilen ipotek teminatlarına güvenerek bir taşınmazını ipotek ettiği gibi şirkete de kefil olduğunu, dava dışı şirketin riski yükselmesine rağmen davalı...
T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2019/149 Esas - 2020/909 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR BAŞKANLIĞI ESAS NO : 2019/149 KARAR NO : 2020/909 BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : .... BANKASI A.Ş VEKİLİ : Av. DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 26/02/2019 BİRLEŞEN 2019/789 ESAS SAYILI DOSYA DAVACI : BANKASI A.Ş VEKİLİ : AV.ÖZGÜL KÖKÇIKARAN DAVALILAR : VEKİLİ : AV. VEKİLİ : AV. KARAR TARİHİ : 23/12/2020 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/01/2021 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan), İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili beyanlarında ; davacının dışı dışı .... Ltd. Şti. nin ortağı olduğunu, bu şirketin beş ayrı çerçeve sözleşme kapsamında davalı bankadan krediler kullandığını, diğer davalılar yanında davacının da bu kredi sözleşmelerine kefil olduklarını, tüm kefillerin sözleşme limitleri kapsamında borcun tamamından sorumlu olduklarını, dava dışı şirketin taahhütlerine uymaması sebebiyle kredi hesabının kat edildiğini, ancak bugüne kadar yapılmış bir ödeme bulunmadığını, davalı bankanın icra takibi başlattığını, davacının daha önce bankaya verilen ipotek teminatlarına güvenerek bir taşınmazını ipotek ettiği gibi şirkete de kefil olduğunu, dava dışı şirketin riski yükselmesine rağmen davalı bankanın elindeki ipotekleri terkin ettiğini, bu işlemin kefil olan davacının durumunu ağırlaştırdığını, asıl borçludan tahsil edilecek miktarı azaltmak suretiyle davacının hukuki durumunun kötüleştirdiğini, ileri sürerek davalı bankanın davacı zararına teminatları elden çıkarması sebebiyle davacının kefalet borcundan kurtulduğunun tespitine, bu mümkün olmazsa sorumluluklarının şimdilik 50.000 TL azaldığının tespitine, karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili beyanlarında ; davalı banka davanın reddi gerektiğini savunmuş, davacının bugüne kadar herhangi bir ödeme yapmadığını, bu nedenle rücu hakkını kullanacağı bir bedel bulunmadığını, davada hukuki yarar olmadığını, iddiaların gerçek muhatabının dava dışı .... Ltd. Şti. olduğunu, borçluların kredi koşullarına uymaması sebebiyle hesabı kat ettiklerini, kefaletten caydığını ihtar eden davacıya da mevcut borçlar bildirilerek borç tasfiye edilmedikçe kefaletin devam edileceğini bildirdiğini, buna rağmen borcun ödenmemesi üzerine icra takibi başlattıklarını, davacının buna karşı bir menfi tespit davası açtığını, borcu ödemeyen kefilin kefaletten cayamayacağını, olağan hayat akışına aykırı biçimde ipotek fekki yapılmadığını, fek yapıldığı takdirde riski karşılama oranı da nakit tahsilen yahut başka ipotek alındığını, kredi limitinin belli oranda düşürüldüğünü ileri sürmüştür. Dava, davalı banka ile dava dışı Tuzsan ... Ltd. Şti ile arasında tanzim olunan Türkiye Halk Bankası'nın 02.07.2012 tarih ve 1.250,000,00TL tutarındaki kefalet sözleşmesinden borçtan davacının sorumlu olmadı...