DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde, Müvekkilinin davalı şirketin hissedarı olduğunu, davalı şirket ve yönetim kurulunun, gelir getirici eylemlerini, şirketin kısmen sahibi olduğu ancak müvekkilinin hissedarı olmadığı iştiraklerine kaydırdığını, giderlerin ise davalı şirket üzerinde kaldığını, gösterilen bu tutumun müvekkiline kar payı dağıtmamak ve diğer hakların kazanılmasını engellemeye yönelik olduğunu, müvekkilinin bu nedenle yıllardan beri maddi ve manevi kayba uğradığını, 28/09/2020 tarihli şirket genel kuruluda 2,3,4,5,6,7 nolu gündem maddeleriyle alınan kararlara müvekkilince muhalefet edildiğini, ilgili genel kurulun 2 numaralı gündem maddesinde genel kurulun onayına sunulmuş olan 2019 yılı yönetim yılı faaliyet raporunun gerçekleri yansıtmadığını ,bütün olarak bakıldığında yanıltıcı olduğunu, 2019 yılı bilanço , kar ve zarar hesaplarının da usulsüzlükler irtiba ettiğini ,...
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/89 Esas KARAR NO : 2022/73 DAVA : Genel Kurul Kararının İptali DAVA TARİHİ : 27/12/2020 KARAR TARİHİ : 03/02/2022
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde, Müvekkilinin davalı şirketin hissedarı olduğunu, davalı şirket ve yönetim kurulunun, gelir getirici eylemlerini, şirketin kısmen sahibi olduğu ancak müvekkilinin hissedarı olmadığı iştiraklerine kaydırdığını, giderlerin ise davalı şirket üzerinde kaldığını, gösterilen bu tutumun müvekkiline kar payı dağıtmamak ve diğer hakların kazanılmasını engellemeye yönelik olduğunu, müvekkilinin bu nedenle yıllardan beri maddi ve manevi kayba uğradığını, 28/09/2020 tarihli şirket genel kuruluda 2,3,4,5,6,7 nolu gündem maddeleriyle alınan kararlara müvekkilince muhalefet edildiğini, ilgili genel kurulun 2 numaralı gündem maddesinde genel kurulun onayına sunulmuş olan 2019 yılı yönetim yılı faaliyet raporunun gerçekleri yansıtmadığını ,bütün olarak bakıldığında yanıltıcı olduğunu, 2019 yılı bilanço , kar ve zarar hesaplarının da usulsüzlükler irtiba ettiğini , yönetim kurulu üyelerinin TTK'ya uygun şekilde ibra edilmediğini, genel kurulun 6 nolu kararının da iptali gerektiğini, 7 numaralı gündem maddesiyle TTK 395 ve 396. Maddelerinde yönetim kuruluna izin verildiğini, usulen istenen bir yetki olmayıp amacın müvekkilini zarara uğratmak olduğunu, yönetim kurulu üyelerinin rekabet yasaklarını ihlal edebilmesi ve şirketin dolayısıyla müvekkilinin zarara uğratılmasının amaçlandığını belirterek davalı şirketin 28/09/2020 tarihli genel kurulunun 2,3,4,5,6 ve 7 nolu gündem numaralı kararlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın kötüniyetli olarak açıldığını, davacının davalı şirket aleyhine açıtığı 8 adet iptal davası olduğunu ve bunların cevap dilekçesinde tek tek sıralandığını, tarafların hissedar olduğu diğer şirketler hakkında da çok sayıda genel kurul kararlarının iptalleri için dava açtığını, davacı tarafından açılan davalarının reddedildiğini, dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların soyut ve afaki olduğunu, davalı şirketin kurulduğu yıldan bu yana sürekli olarak birkısım konuları idare ettiğini ve diğer denizcilik şirketlerine iştirak suretiyle faaliyetlerini yürüttüğünü ayrıca tasarruflarını gayrimenkulde değerlendirdiğini, doğrudan gemi yatırımı yapılması yerine, gemi yatırımı yapan şirket veya gruplara ortak olunması politikasının benimsendiğinin, davalı şirketin 2019 yılı karının tamamının dağıtılmasına oy birliğiyle karar verildiğini, genel kurulun gündemi içerisinde yedek akçe ve fonların dağıtımının bulunmadığını, tüm pay sahiplerinin katılımının sağlanamaması dolayısıyla ilanlı yapılan genel kurulda, gündemin dışına çıkılarak fonların veya yedek akçelerin dağıtılmasına karar verilmesinin hukuken mümkün olmadığını, TTK 395 ve 396. Maddeleri uyarınca yönetim kurulu üyelerine yetki verilmesinin genel kurulun takdirine olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemi...