Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin davalı bankada hem müşterek ve hem de ayrı ayrı mevduat ve yatırım hesaplarına sahip olduklarını, müvekkillerinden ...'in ..., ...'in ... doğumlu olduklarını, bir kaç yıl öncesinde müvekkillerinin damatları ...'in kendi şirketleri için kredi alma ihtiyacı içine girmesi üzerine müvekkillerinin yüklü hesaplarına bağlı olarak bu şube ile damatlarını tanıştırdığını, kredi başvurusu üzerine de müvekkillerine bir takım boş belgeler imzalatıldığını, belge içeriği konusunda aydınlatma yapılmadığını, çeşitli tarihlerde bu boş belge imzalatma işleminin sürdürüldüğünü, müvekkillerinin zaman içinde hesaplarından bir takım paralar çekildiğini farketmeleri üzerine gerek kendileri tarafından gerekse vekilleri yoluyla 02/11/2011 ve...
T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/1164 Esas KARAR NO : 2018/1070 DAVA : Alacak DAVA TARİHİ: 03/02/2012 KARAR TARİHİ: 01/11/2018 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin davalı bankada hem müşterek ve hem de ayrı ayrı mevduat ve yatırım hesaplarına sahip olduklarını, müvekkillerinden ...'in ..., ...'in ... doğumlu olduklarını, bir kaç yıl öncesinde müvekkillerinin damatları ...'in kendi şirketleri için kredi alma ihtiyacı içine girmesi üzerine müvekkillerinin yüklü hesaplarına bağlı olarak bu şube ile damatlarını tanıştırdığını, kredi başvurusu üzerine de müvekkillerine bir takım boş belgeler imzalatıldığını, belge içeriği konusunda aydınlatma yapılmadığını, çeşitli tarihlerde bu boş belge imzalatma işleminin sürdürüldüğünü, müvekkillerinin zaman içinde hesaplarından bir takım paralar çekildiğini farketmeleri üzerine gerek kendileri tarafından gerekse vekilleri yoluyla 02/11/2011 ve 07/12/2011 tarihli dilekçe kapsamında 2002 yılından bu yana ki tüm hesap hareketleri yönünden bilgi istenmesine rağmen verilen yanıtlarda eksik belge gönderilip bilgilerin gizlendiğini ileri sürerek hesaplarından çekilen ve bloke konulan belirli tutarların davalıdan tahsilini telep ve dava etmiştir. Davalı vekili davanın reddini savunmuştur. Mahkememizce yapılan yargılama sonrasında 20/01/2015 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararla davanın reddine karar verilmiş, verilen karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay ... Hukuk Dairesinin 22/03/2016 tarih, ...Esas, ... Karar sayılı kararıyla; "Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalı banka ile davacıların damadı olan kişi ile ilişkili firmalarla yapılan kredi sözleşmeleri denetime elverişli bir biçimde belirtilmemiş, hangi kredi sözleşmesinin hangi şirketle yapıldığı, bu krediye kefil veya teminat verenin kim olduğu, buna ilişkin geçerlilik koşullarının bulunup bulunmadığı, kredinin ödenip ödenmediği, yenileme veya limit artırımı olup olmadığı, buna yönelik davacıların imzalarının sıhhatli olup olmadığı, ödenmeme durumu var ise bu kredi bedelinin neye istinaden hangi hesaptan çekildiği ve çekilen hesapların niteliği denetime elverişli olacak şekilde belirlenmemiştir. Bu itibarla mahkemece yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alınarak, davacıların hesaplarının ne zaman açıldığının, hesap sahibinin kim olduğunun, hesapların müşterek hesap olup olmadığının, müşterek ise teselsüllü olup olmadığının ayrı ayrı her hesap için açıkça belirlenmesi, bunun ardından dava konusu üçüncü kişilere kullandırılan kredilerin tek tek belirlenmesi suretiyle, bu kredilerin kim tarafından çekildiği, kefillerinin kim olduğu, verilen kefaletlerin geçerli olup olmadığı, miktarlarının ne olduğu, limit artırımları...