Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasında mahkememizce verilen 2019/597 Esas, 2019/1019 Karar sayılı ilamının davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nin 14.10.2021 tarih,2021/589 Esas, 2021/1588 Karar sayılı ilamı ile kaldırılması sonrasında yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 22/12/2003 tarihli taraflar arasındaki ham petrol alım-satım anlaşması uyarınca İstanbul Ticaret Odası Tahkim Heyetinin yetkilendirildiğini, bu nedenle açılacak davalarda dava şartı olarak arabulucuya başvurma zorunluluğu bulunmadığını, ancak dava konusu uyuşmazlığın esasının anayasaya aykırılık itirazı içermesi nedeniyle konunun tahkim usulü ile çözülmesinin de mümkün olmadığını, taraflar arasındaki sözleşme 8. maddesinde fiyat düzenlenirken Petrol Piyasası Kanunun...
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2021/637 Esas KARAR NO : 2022/35
DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/11/2019 KARAR TARİHİ : 21/01/2022 KARAR YAZIM TARİHİ : 10/07/2022
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasında mahkememizce verilen 2019/597 Esas, 2019/1019 Karar sayılı ilamının davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nin 14.10.2021 tarih,2021/589 Esas, 2021/1588 Karar sayılı ilamı ile kaldırılması sonrasında yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 22/12/2003 tarihli taraflar arasındaki ham petrol alım-satım anlaşması uyarınca İstanbul Ticaret Odası Tahkim Heyetinin yetkilendirildiğini, bu nedenle açılacak davalarda dava şartı olarak arabulucuya başvurma zorunluluğu bulunmadığını, ancak dava konusu uyuşmazlığın esasının anayasaya aykırılık itirazı içermesi nedeniyle konunun tahkim usulü ile çözülmesinin de mümkün olmadığını, taraflar arasındaki sözleşme 8. maddesinde fiyat düzenlenirken Petrol Piyasası Kanunun 10. maddesine atıf yapıldığını ve kanundaki değişikliklerin sözleşmeye aynen yansıtılacağının belirtildiğini, bunun kanundan kaynaklı bir zorunluluk olarak sözleşmeye eklendiğini, ancak kanunda değişiklik yapıldığını, fiyat hesaplanmasına yönelik sözleşmedeki menfaat dengesinin temelden sarsıldığını, rafinerici lisans sahibi şirketlerin yurtdışından aldıkları ham petrole göre oldukça pahalı hale gelen yerli ham petrol kaynaklı olarak oluşan ek maliyetin herhangi bir şekilde alt pazardaki alıcıya yansıtılamadığını, bu nedenle kanunun 10. maddesinde ham petrol fiyatında ön görülen yerli üreticiyi destekleme gayesinde tüm yükün rafinerici şirketler üzerinde kalmasına sebep olacak şekilde orantısız hükümler içerdiğini, davacının ithal ettiği ham petrolü satıcı taraflar ile sözleşme serbestisi çerçevesinde yaptığı sözleşmedeki koşullara göre aldığını, yerli ham petrol alım satım sözleşmesinde alıcı tarafından rafinerici şirketler bulunurken satıcı tarafından özel hukuk hükümlerine göre işleyen TPK 21 maddesi uyarınca ruhsat verilen ve sicile kaydedilen şirketlerin bubunduğunu, bu durumda davacının konunun 10. maddesinden kaynaklı olarak mevcut durum itibari ile 11 şirket ile yaptığı sözleşmeler uyarnıca ham petrol alımı yaptığını, bu şirketlerin bir kısmının yerli sermayeli şirketler olduğunu, önemli bir kısmının ise yabancı sermayeli şirketler olduğunu, ham petrol üreten şirketlerin piyasa koşullarına göre serbestçe davranma hakkına sahipken TPK 10. maddesi göre rafineri lisansı sahibi şirketlerin eşit olmayan bir şekilde sözleşme yapmaya zorunlu tutulduğunu, alım zorunluluğu getirilen rafinericilere uygulanan yerli ham petrol fiyatının yüksek olduğunu, bu nedenle ihraç edilemediğini, bu durumun anayasaya aykırı olduğunu, davacının 2006 yılında özelleştirildiğini, özelleştirme y...