Mahkememizde görülmekte bulunan marka hükümsüzlüğü ve manevi tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Hindistan'da kurulu bulunan ve 40 yılı aşkın bir zamandan bu yana özellikle kına imalat ve satışı alanında faaliyet gösteren müvekkili şirketin distribütörlük veya bayilik yoluyla yine uzunca bir zamandan bu yana diğer bölge ülkelerle birlikte ülkemizde de "... ve şekil" markaları ile de faaliyet gösterdiğini, "..." markasını ilk kullanın ve tescil ve meşhur ettirenin müvekkili şirket olduğunu, tamamlayıcı nitelikte bulunan kadın görseli ile birlikte markalarının tescilinin Hindistan resmi makamlarınca 14/08/1989 yılında müvekkili şirket adına yapıldığını, müvekkili şirketin ürünlerinin dünyanın her tarafına dağıtıldığını ve satıldığını, davalı tarafından " ..." markasının ... tescil numarası ile, " ..."...
T.C. İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/72 KARAR NO : 2019/309
DAVA : Marka Hükümsüzlüğü ve Manevi Tazminat DAVA TARİHİ : 26/06/2018 KARAR TARİHİ : 09/07/2019
Mahkememizde görülmekte bulunan marka hükümsüzlüğü ve manevi tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Hindistan'da kurulu bulunan ve 40 yılı aşkın bir zamandan bu yana özellikle kına imalat ve satışı alanında faaliyet gösteren müvekkili şirketin distribütörlük veya bayilik yoluyla yine uzunca bir zamandan bu yana diğer bölge ülkelerle birlikte ülkemizde de "... ve şekil" markaları ile de faaliyet gösterdiğini, "..." markasını ilk kullanın ve tescil ve meşhur ettirenin müvekkili şirket olduğunu, tamamlayıcı nitelikte bulunan kadın görseli ile birlikte markalarının tescilinin Hindistan resmi makamlarınca 14/08/1989 yılında müvekkili şirket adına yapıldığını, müvekkili şirketin ürünlerinin dünyanın her tarafına dağıtıldığını ve satıldığını, davalı tarafından " ..." markasının ... tescil numarası ile, " ..." markasının ... tescil numarası ile, "ŞEKİL" markasının ... tescil numarası ile, " ..." markasının ... tescil numarası ile 3.sınıf için TPMK nezdinde tescil ettirildiğini, müvekkili tarafından haksız tescilin öğrenilmesinden sonra noter kanalıyla davalıya ihtarname gönderildiğini, sahiplik durumunun bilinerek kötü niyetle davalı tarafından kendi adına tescil edilen bu markaların görsel ve işitsel olarak müvekkili şirkete ait markaların aynısı veya ayırt edilemeycek kadar benzeri olduğunu, davalı şirketin müvekkili şirketin kadın görselinden oluşan şekil markasının aynısını ... başvuru numarası ile 3.sınıf için tescili amacıyla TPMK'ya müracaat ettiğini, daha sonrasında bu müracaattan feragat ettiğini, davalı şirketin " ..." ibareli markayı 5 yıl kesintisiz kullanmadığını, davalının eyleminin marka tecavüzü ile TTK 54.vd.maddeleri gereği haksız rekabet teşkil ettiğini iddia ederek, davalı adına TPMK nezdinde tescilli dava konusu markaların hükümsüzlüğüne, 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkilinin adresinin ... ilçesinde bulunması nedeniyle yetkili mahkemenin Bakırköy olduğu, bu nedenle öncelikle yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, davanın hiçbir somut delile dayanmayan iddialarla açıldığını, haksız ve mesnetsiz bir dava olup, müvekkili adına tescilli markaların iptalini gerektirir bir durumunda bulunmadığından dolayı reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin 3.sınıfta tanımlanmış emtiaların ..., ... ve ... markaları altında tescili için TPMK'ya müracaat ettiğini ve ... no ile " ..., .... no ile " ..." ve ... no ile " ..." markalarını adına tescil ettirdiğini, davacının menşe ülkede tescilli olan markasının tanınmış bir marka olduğunu ve Paris Sözleşmesi kapsamında kendisinin izni olmadan müvekkilinin marka tescil talebinin kabul edilemeyeceği iddiasının kabul edileb...