Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2018/212 · K. 2021/1046
Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2018/212 K. 2021/1046

E. 2018/212K. 2021/104621 Aralık 2021
icra takibitespit davasımenfi tespitbilirkişi raporualacağın temlikitazminatsenet aslıhaciz
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine .... İcra Müdürlüğünde ... Esas numaralı dosyadan 20.000TL değerinde bonoya dayalı icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin icra takibinden haberdar olmadığı için iş bu haksız icra takibine süresinde itiraz edemediğini ve takibin kesinleştiğini, ancak takibe konu bonodaki imzanın müvekkiline ait olmayıp kim tarafından düzenlendiğini bilmediklerini, bu haksız takip yüzünden müvekkilinin mağdur olduğunu, bilirkişi marifetiyle yapılacak imza incelemesi sonucu senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığının açıkça ortaya çıkacağını, bu nedenlerle davaya konu icra takibine karşı her türlü tazminat ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalı aleyhine açtıkları menfi tespit davasının kabulünü, davalı şirket...

Karar Metni

T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2018/212 KARAR NO:2021/1046

DAVA:Menfi Tespit DAVA TARİHİ:07/03/2018 KARAR TARİHİ:21/12/2021

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine .... İcra Müdürlüğünde ... Esas numaralı dosyadan 20.000TL değerinde bonoya dayalı icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin icra takibinden haberdar olmadığı için iş bu haksız icra takibine süresinde itiraz edemediğini ve takibin kesinleştiğini, ancak takibe konu bonodaki imzanın müvekkiline ait olmayıp kim tarafından düzenlendiğini bilmediklerini, bu haksız takip yüzünden müvekkilinin mağdur olduğunu, bilirkişi marifetiyle yapılacak imza incelemesi sonucu senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığının açıkça ortaya çıkacağını, bu nedenlerle davaya konu icra takibine karşı her türlü tazminat ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalı aleyhine açtıkları menfi tespit davasının kabulünü, davalı şirket tarafından icra takibine konulan bonodaki imzanın müvekkiline ait olmadığının ve davalı şirkete herhangi bir borcunun olmadığının tespitini, dava konusu bononun iptalini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirket nezdinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının bahse konu iddialarının tamamının gerçek ve hukuk dışı olduğunu, çünkü davacının Avukat ... vasıtasıyla indirim talep ederek borcu ikrar ettiğini, müvekkilince hazırlanan protokol üzerinde anlaşma olmayınca işbu davayı açtiklarını, davacının doğruyu söylemediğini, metinleri işbu dilekçeye ekli olarak sunulan, avukat ...nın epostaları ile sabit olduğunu, gerektiğinde tanık veya isticvap yoluyla ...nın bilgisine baş vurulmasını, müvekkili şirket tarafından yasal mevzuata uygun olarak devir ve temlik alınmış olan işbu davaya konu edilen çekin, müvekkiline vadesinde ödenmediğinden ötürü müvekkili tarafından alacağına kavuşmak amacıyla .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasıyla kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığını, 08.02.2018 tarihinde davacının aile dostu olduğunu beyan eden Av. ... tarafından işbu cevap dilekçesine ekli bulunan e-posta iletildiğini, bu e-posta ile davacının müvekkili şirkete olan borcunu ödemek istediğini, bu amaçla müvekkili şirketten hem indirim hem de borcun yapılandırılarak ödenmesi amacıyla protokol talebinde bulunduğunu, müvekkili şirket tarafından davacının protokol ve indirim talebinin müvekkili şirket tarafından kabul edildiğini, kaldı ki, davacının davaya konu iddiaları doğru olsaydı bile bu iddiaların müvekkili şirkete yöneltilmesinin yasal olarak mümkün olmadığını, müvekkili şirketin faktoring işlemini yaparken sadece alacağın faturaya dayalı olup olmadığını, devir ve temlik aldığı çekin ciro silsilesinin muntazam olarak birbirini takip edip etmediğini incelemekle yükümlü olduğunu ve bu yükümlülüğünü de harfiyyen yerine getirdiğini, çek üzeri...

Benzer Kararlar

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2018/1020 · K. 2021/508

24 Haziran 2021

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2018/1103 · K. 2021/990

7 Aralık 2021

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2017/528 · K. 2021/806

12 Ekim 2021

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2018/754 · K. 2021/1070

23 Aralık 2021

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2018/927 · K. 2022/306

25 Mayıs 2022

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2018/253 · K. 2019/727

12 Kasım 2019