Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Banka Vekili özetle; Davalı Borçlu Şirket ile Genel Nakdi ve Gayrînakdi Kredi Sözleşmesi (------) imzalandığını, müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak ...'in Sözleşme'yi imzaladığını, borçtan sorumlu olduğunu, Borçlu Şirket'e çek karnesi verildiğini, keşide edilen çeklerin ödenmemesi nedeniyle çek hamillerine ödeme yapıldığını, borcun ödenmediğini, İhtarname keşide edildiğini, borcun yine ödenmediğini, takibe geçildiğini ancak itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, itirazın kötü niyetli ve borcun tahsilini geciktirme amaçlı olduğunu iddia ederek, itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Borçlu Şirket ve Kefil özetle; hukuken geçerli bir kefalet sözleşmesi bulunmadığını, aynı anda hem kefile hem de borçluya müracaat edildiğinden kanuna aykırı olduğunu, Sözleşme'nin...
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2017/1175 KARAR NO : 2019/412
DAVA : İTİRAZIN İPTALİ DAVA TARİHİ : 19/10/2017 KARAR TARİHİ : 09/04/2019
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Banka Vekili özetle; Davalı Borçlu Şirket ile Genel Nakdi ve Gayrînakdi Kredi Sözleşmesi (------) imzalandığını, müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak ...'in Sözleşme'yi imzaladığını, borçtan sorumlu olduğunu, Borçlu Şirket'e çek karnesi verildiğini, keşide edilen çeklerin ödenmemesi nedeniyle çek hamillerine ödeme yapıldığını, borcun ödenmediğini, İhtarname keşide edildiğini, borcun yine ödenmediğini, takibe geçildiğini ancak itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, itirazın kötü niyetli ve borcun tahsilini geciktirme amaçlı olduğunu iddia ederek, itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Borçlu Şirket ve Kefil özetle; hukuken geçerli bir kefalet sözleşmesi bulunmadığını, aynı anda hem kefile hem de borçluya müracaat edildiğinden kanuna aykırı olduğunu, Sözleşme'nin Genel İşlem Şartlarını ihtiva ettiğini, müzakere edilmediğini, geçerli bir borcun bulunmadığını belirterek haksız ve hukuka aykırı davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Bilirkişi----------- 13/06/2018 tarihli raporunda; "Dava dosyasında yer alan 20.10.2016 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinde borçlu sıfatıyla davalı ----------'nin ve müşterek-müteselsil kefil sıfatıyla ...'in imzalarının bulunduğu; sözleşme tutarının 12.900 TL olduğu görülmüştür. 03.01.2017 tarihinde -------------no.lu karşılıksız çekin 1.290.00 TL tutarındaki, 03.02.2017 tarihinde ise ------ no.lu karşılıksız çekin 1.410,00 TL tutarındaki garanti bedelinin davacı banka tarafından yetkili hamillere ödendiği tespit edilmiştir. Genel kredi sözleşmesi maddelerinde çek kredisine dair özel hükümler yer almamakla beraber, diğer sözleşme maddeleri ışığında çekleri karşılıksız çıkan davalı borçlunun kredilerinin muaccel hale gelmesi, kredilerin davacı banka tarafından kat edilmesi ve çek garanti bedellerinin Banka tarafından ödenmesi nedeniyle gecikme faizi talep edilmesi mümkün görünmektedir. Alacaklının ödenen çek garanti bedelleri için yıllık %40 gecikme faiz oranı talep ettiği görülmüştür. Sözleşme uyarınca davacı bankanın borçlu cari hesap şeklinde çalıştırılan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının 2 katı oranında gecikme faizi talep edebileceği düşünülmektedir. İlgili dönemde davacı Banka tarafından uygulanan en yüksek cari faiz oranına dair dosyada belge bulunmamakla beraber, yıllık %20 fiili oranın davacı banka tarafından uygulanmakta olduğu ve 2 katı olan %40 faiz oranının talep edildiği düşünülmektedir. Bununla birlikte, noter kat ihtarnamesinin tebliğ şerhinde davalılar tarafından tebliğ alınmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle gecikme faizinin takip tarihinden itibaren islemeye başlayacağı; takip tarihine kadar ise akdi faiz talep edilebileceği kanısı edinilmiştir. Ancak sözleşmede çek kredi...