DAVA : Marka hakkına tecavüzün önlenmesi, maddi ve manevi tazminat davası DAVA TARİHİ : 20/02/2018 KARAR TARİHİ : 23/09/2020 Mahkememizde görülmekte bulunan Marka hakkına tecavüzün önlenmesi, maddi ve manevi tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin uzun yıllardır İstanbul'da şube sayısı dokuzu bulan "..." olarak bilinen restoranlar zincirini işletmekte olduğunu, müvekkil ... adına ... numaralı "... ..." ve ... numaralı "..." markalarının olduğunu, müvekkilİ ... adına ... numaralı " ... ..." run tescilli olduğunu , davalı tarafım müvekkilinin iş yerinde işçi olarak çalışırken işten ayrılarak "... " ibaresi ile lokanta açmış olduğunu ve müvekkilleriyle aynı alanda hizmet sunduğunu, davalının, müvekkillerinin tescilli "..." ve "..." ibaresini öne çıkararak kullanmasının iltibasa yol açtığını,...
T.C. İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/74 Esas KARAR NO : 2020/235
DAVA : Marka hakkına tecavüzün önlenmesi, maddi ve manevi tazminat davası DAVA TARİHİ : 20/02/2018 KARAR TARİHİ : 23/09/2020
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka hakkına tecavüzün önlenmesi, maddi ve manevi tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin uzun yıllardır İstanbul'da şube sayısı dokuzu bulan "..." olarak bilinen restoranlar zincirini işletmekte olduğunu, müvekkil ... adına ... numaralı "... ..." ve ... numaralı "..." markalarının olduğunu, müvekkilİ ... adına ... numaralı " ... ..." run tescilli olduğunu , davalı tarafım müvekkilinin iş yerinde işçi olarak çalışırken işten ayrılarak "... " ibaresi ile lokanta açmış olduğunu ve müvekkilleriyle aynı alanda hizmet sunduğunu, davalının, müvekkillerinin tescilli "..." ve "..." ibaresini öne çıkararak kullanmasının iltibasa yol açtığını, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu belirterek, öncelikle davalıya ait iş yerinde delil tespiti yapılmasını, tecavüzün durdurulması için ihtiyati tedbire karar verilmesini, SMK 151/2-c maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak şimdilik 1000- TL maddi tazminat, 10.000-TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı Vekili Cevap Dilekçesinde Özetle; davalı tarafından kullanılan ... no.lu "... " markasının TPMK nezdinde 43.sınıfta adlarına tescilli olduğunu aynı şekilde ... no.lu " ... " markasının da adlarına tescilli olduğunu, "... " İbaresinin ticari/işletme unvanı olarak da davalı adına tescilli olduğunu, tescilli bir marka veya unvanın kullanılmasının engellenemeyeceğini, korunan hakkın davalı müvekkiline ait olduğunu, taraflar arasında adi ortaklık ilişkisi bulunduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkinin tamamiyle güvene ve söze bağlı olup resmi bir kayıt bulunmadığını, ...'taki 2, ...'deki 1 dükkanın davalı müvekkili tarafından işletilip kazancın davacılar ve davalı müvekkili arasında 1/3 hisseyle elden taksim edildiğini, bu durumu tüm çalışanlar, tedarikçiler ve mal sahiplerinin bildiğini, taraflar arasındaki adi ortaklığın 2016 yılında sonlandığmı, davalının 2016 yılından bu yana Mecidiyeköy'de kendinde kalan lokantayı işletmekte olup, 2017 yılında ... meydana 2. Şubesini açtığını, davalının bu şubelerdeki marka kullanımının "... " şeklinde olup, davacıların daha ilk andan itibaren kullanılan markadan ve marka tescilinden haberdar olduklarını, SGK, Kira sözleşmeleri ve işyeri açılışları incelendiğinde hangi tarafın doğruyu beyan ettiğinin aşikar olduğunu, resmi kayıtlarda Davalının 31/03/2016 tarihinde kadar davacının yanında çalışıyor gözüktüğünü, Mecidiyeköy'deki dükkanın açılış tarihinin 04/02/2015 olduğunu, haliyle davalı müvekkilinin daha resmi olarak davacı yanında çahşıyorken 1 yıl önce ...'deki lokantanın açıldığını ve çalışmaya başladığını, davacıların bu durumdan haberdar olmama...