Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket aleyhine ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile ilamsız takip yollarına mahsus örnek no-7 icra takibi başlatıldığını, müvekkili şirketin takip alacaklısına bir borcunun bulunmadığını, alacaklının avukat olmadığı halde kendisini piyasada ve müvekkili şirket yetkililerine avukatmış gibi tanıtmak, vekaletname almak, sahte avukatlık yapmakta olan bir kişi olduğunu, müvekkili aleyhine düzenlemiş olduğu danışmanlık sözleşmesinin sahte olduğunu,takibin usulsuz tebligat ile kesinleştiğini, davalı hakkında ceza davası olduğunu, ayrıca danışmanlık sözleşmesinde müvekkili firmanın yetkililerinin imzasının olmadığını, davalının hukuki yardım yapacağını vaat etmekte olduğunu, ancak kendisinin ne bir hukukçu ne de bir avukat...
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2020/352 KARAR NO:2020/606
DAVA:Menfi Tespit DAVA TARİHİ:10/08/2012 KARAR TARİHİ:06/10/2020
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket aleyhine ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile ilamsız takip yollarına mahsus örnek no-7 icra takibi başlatıldığını, müvekkili şirketin takip alacaklısına bir borcunun bulunmadığını, alacaklının avukat olmadığı halde kendisini piyasada ve müvekkili şirket yetkililerine avukatmış gibi tanıtmak, vekaletname almak, sahte avukatlık yapmakta olan bir kişi olduğunu, müvekkili aleyhine düzenlemiş olduğu danışmanlık sözleşmesinin sahte olduğunu,takibin usulsuz tebligat ile kesinleştiğini, davalı hakkında ceza davası olduğunu, ayrıca danışmanlık sözleşmesinde müvekkili firmanın yetkililerinin imzasının olmadığını, davalının hukuki yardım yapacağını vaat etmekte olduğunu, ancak kendisinin ne bir hukukçu ne de bir avukat olduğunu, davalının sıfatı itibariyle böyle bir sözleşme yapmaya yetkisi ve hakkının bulunmadığını, müvekkili şirket yetkililerinin sözleşmedeki imzalarla bir ilgisinin bulunmadığını beyanla, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, takibin ve sahte sözleşmenin iptaline, davalının %40 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin finans piyasasında yeri olan şahsiyet olduğunu, danışmanlık hizmetleri verdiğini, 01/08/2010 tarihinden beri borçlu şirkete sözleşmeli danışmanlık yaptığını, sözleşmenin sahte olduğunun iftira olduğunu, sözleşmede atılan imzaların davacı şirket yetkilisi ve o tarihteki münferit müdür ...'ye ait olduğunu, huzurda imzalandığını, yürürlükte olan sözleşmenin 2. Maddesinde belirtildiği üzere bitim tarihinden 15 gün önce sözleşmenin taraflarca fesih edilmemesi halinde resen devam ettiğini, bu durumda davacı sözleşmeyi fesih etmeyip işlerini yürüttüğünü, bedelini ödemekten kaçındığını, davacının müvekkilini dolandırıcılıkla suçlamasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu,bu hususla ilgili iftira ve tazminat davası açma haklarını saklı tuttuklarını beyanla, davanın reddini ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 01/11/2014 tarihli dilekçesi ile; dava dilekçesinde her nekadar takip dayanağı sözleşme üzerindeki imzanın davacı şirket temsilcilerine ait olmadığı ileri sürülmüşse de bunun nedeni, anılan sözleşmenin tamamen sahte olarak düzenlendiğinin zannedilmesi olduğunu, dava dilekçesi hazırlanırken davalının kendisini davacı şirkete gerçeğe aykırı olarak "avukat" olarak tanıttığını belirtmişse de bu kişi ile davacı şirketin "hukuk danışmanlığı sözleşmesi" imzaladığının gözardı edildiğini, ve davalının davacı ile imzaladığı sözleşme üzerinde tahrifat yaparak "hukuk" sözcüğünü sildiği ve belgeye "danışmanlık sözleşmesi" başlığı altında düzenlenmiş bir sözleşme görünümüne kavuşturduğunu ve buna dayanarak da takip ...